2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2010/3215 E. , 2011/6513 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadıköy 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :18.11.2009
NUMARASI :Esas no:2008/313 Karar no:2009/942
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün davacı-davalı (koca) tarafından; kadın tarafından açılan birleşen boşanma davası, kusur, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından da velayet ve manevi tazminat yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 12.4.2011 günü duruşmalı temyiz eden davacı karşı davalı T. Y.ile vekillerinden Av. M.E.T.ve karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı karşı davacı A.Y.geldiler. Açık duruşmaya başlandı: Davalı A.vekili Av. Z. Y. duruşmaya katılamayacağına ilişkin mazeret dilekçesinin dosya içerisinde olduğu anlaşıldı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Boşanmaya sebep olan olaylarda mahkemece de kabul edildiği gibi davacı-davalı (koca)'nın daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kocanın, eşine fiziki şiddet kullanması, kadının şahsiyet haklarını zedeler. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları kadın lehine gerçekleşmiştir. O halde davalı-davacı (kadın) yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı-davacı (kadın) yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.