2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2010/20893 E. , 2012/2142 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Karşıyaka 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :24.6.2010
NUMARASI :Esas no:2009/937 Karar no:2010/615
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından; kadının boşanma davası, kusura ilişkin gerekçe ve manevi tazminat yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 8.2.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı E.U..ile vekili Av. B. A..ve karşı taraf davacı-davalı K. U.. vekili Av. N.A.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-davalı (kadın)'ın; evlilik birliğinin kendisine yüklediği sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, kocasına "senden nefret ediyorum... iğreniyorum" şeklinde sözler söylediği ve hakaret ettiği; davalı-davacı (koca)'nın da, "çocuğunun olmadığını" söyleyerek eşini sürekli aşağıladığı, "çek git ananın evine" diyerek evden kovduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizliğin mevcut olduğu tartışmasızdır. Mevcut olaylara göre bu sonuca her ikisinin kusurlu tutum ve davranışlarıyla ulaşılmış ise de, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden, kocasına kendisinden nefret ettiğini ve iğrendiğini söyleyen, hakaret eden davacı-karşı davalı (kadın)'ın kocaya göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ağır kusurlu eş de boşanma davası açabilir. Böyle bir durumda davalının açılan davaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında, itiraz eden davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamış ise boşanmaya karar verilebilir (TMK.m.166/2). Davalı-karşı davacı (koca)'nın az da olsa kusuru gerçekleştiğine göre, kendisi de boşanma davası açarak boşanma talep etmiş olması karşısında kocanın, kadının boşanma davasına itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında kendisi bakımından da korunmaya değer bir yarar kalmadığından, kadının boşanma davasının kabulü, bu sebeple sonucu itibarıyla doğru bulunmuş, davalı-karşı davacı (koca)'nın bu yöne ilişkin, temyiz itirazları ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (TMK.m.174/2). Yukarıda belirtilen sebeplerle boşanmada davacı-karşı davalı (kadın) kocaya göre baskın kusurludur. Kadının boşanmaya yolaçan eylemleri kocanın kişilik haklarını zedeleyici niteliktedir. Öyleyse koca yararına müterafık kusuru da dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken eşit kusurlu olduğundan bahisle, bu talebinin reddi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.