2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/8408 E. , 2012/26208 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Gaziantep l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :2.11.2010
NUMARASI :Esas no:2008/46 Karar no:2010/1246
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Tarafların müşterek çocuğu 1.3.1994 doğumlu Z. inceleme tarihinde ergin olduğu anlaşılmaktadır. Müşterek çocuklardan M.1997 doğumlu, A.ise 1999 doğumlu olup görüşlerini oluşturma ve özgürce ifade etme yeteneğine sahiptir. İç hukukun da bir parçası haline gelen Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri, idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Mahkemece idrak çağındaki ortak çocukların velayetleri konusunda görüşlerinin alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken müşterek çocukların velayetinin babaya verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın ile yanından bulunan 1997 doğumlu M., 1999 doğumlu A.ve 1.3.2012 tarihine kadar ergin olan Z..yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.