(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/9704
- Karar No
- 2011/14897
- Karar Tarihi
- 15.12.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/9704 E. , 2011/14897 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin düzeltilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2010 yılında yapılan 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı yasa ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca 2/B madde alınlarında yapılan kadastro sırasında Atlıdere köyü 102 ada 11 sayılı 12.028,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanının 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve taşınmazın ... oğlu ...'ın zilyetliğinde olduğu açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ...; çekişmeli taşınmazın güney bölümünün kendisine ait olduğu halde kadastro sırasında tamamının ...'ın zilyetliğinde olduğu açıklamasının yazıldığı , bu sebeple taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin iptal edilerek taşınmazın güney bölümünün kendisinin, kuzey kesiminin davalı ...'ın zilyetliğinde olduğu şerhinin yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin iptal edilerek bunun yerine bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen bölümüne ... oğlu ... zilyet eder, (B) ile işaretlenen kesimine ... oğlu ... zilyet eder açıklamasının yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ... ve dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı 15.2.2011 tarihli keşifte çekişmeli taşınmazın güney bölümünü kendisinin kuzey kesimini ise davalı ...'ın kullandığını bildirmiş ise de, aynı tarihli keşifte hazır bulunan davalı ... taşınmazın kullanım durumu hakkında açıklamada bulunmamış, sadece “Bir diyeceğim yoktur” yönünde ki beyanı tutanağa yazılmıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi de çekişmeli taşınmazın davacı ve davalı kişi arasında paylaşıldığını ancak kime neresinin düştüğünü bilmediğini ifade etmiştir. Bu sebeple, çekişmeli taşınmazın fiili kullanım durumu tereddüte olanak vermeyecek şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetersiz inceleme sonucu ... şekilde karar verilmesi doğru değildir.