Esas No
E. 2010/9925
Karar No
K. 2011/10739
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2010/9925 E.  ,  2011/10739 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Eyüp 2. Aile Mahkemesi

TARİHİ                  :12.01.2010           

NUMARASI          :Esas no:2007/637     Karar no:2010/1

   

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kocanın davası, kusur, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1.Davacı-davalı koca, davadan önce akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanmış, babasının velayeti altında bırakılmıştır. Bu durumda, davacı-davalının davranışları iradi olmadığından kusurundan söz edilemez. Boşanmaya neden olan olaylarda güven sarsıcı davranışlarda bulunan davalı-davacı kadın tamamen kusurludur. Kadının boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.

2.Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince; a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b-Türk Medeni Kanununun 174/2  maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş  olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat  isteyebileceğini  öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kocanın ağır ya da eşit kusurlu   olmadığı, bu olayların   kişilik haklarına  saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır.  O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4  BK. md. 42,43,44,49)  dikkate alınarak davacı-davalı koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen nedenlerle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden A.'ye yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 73.90 TL.temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcın yatıran Ö.'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, kadının temyiz isteği yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.16.06.2011 (Prş.)

KARŞI OY YAZISI Davalı-karşılık davacı (kadın) adına hükmü temyiz eden Av. Ö. K., baro adli yardım bürosu tarafından görevlendirilmiş, yargılama sırasında görevi yerine getirmekten çekinmiş, bu çekilme Avukatlık Kanununun 41/2.maddesi gereğince tayin eden makam tarafından 04.06.2009 tarihinde kabul edilerek, aynı tarihli yazıyla mahkemeye bildirilmiştir. Bundan sonra davalı-karşılık davacı vekili olarak Av. M.B.Ü.08.09.2009 tarihli vekaletnamesini sunarak duruşmalara katılmıştır. Karar, bu ikinci avukatın huzurunda tefhim edilmiş, tebliğ de bu avukata yapılmıştır. Bu avukat arafından verilen bir temyiz dilekçesi bulunmamaktadır. Av. Ö.K.'un vekalet görevi ve davalı-karşılık davacıyı temsil yetkisi kalmamıştır. Temsil yetkisi bulunmayan avukatın vermiş olduğu temyiz dilekçesi incelenemez. Bu sebeple, davalı-karşılık davacı tarafın geçerli bir temyizi bulunmamaktadır. Temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir. Hüküm, sadece kocanın temyiz itirazları yönünden incelenebilir. Bu bakımdan değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.