2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2010/18875 E. , 2011/19636 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Bartın Aile Mahkemesi
TARİHİ :03.06.2010
NUMARASI :Esas no:2009/11 Karar no:2010/323
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, davacı kadının ise güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 24.11.2011 (Per.)
KARŞI OY YAZISI Davalı kadının güven sarsıcı davranışlarının "davadan sonra" gerçekleştiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda "görüş birliği" vardır. Çekişme nedir? Boşanma hukukunda "davadan sonra gerçekleşen" boşanma sebebi oluşturan yeni eylemler ancak "yeni bir davanın" konusu olabilir. Boşanma hukukunda oluşan her yeni olay sebebiyle "yeni delil listesi" vermek şeklinde bir "yargılama kuralı" kanunlarda mevcut değildir. Yargılama kuralları tarafları ve yerel mahkemeyi bağladığı gibi Yargıtay'ı da bağlar. Kanunda öngörülmeyen bir usul işlemine "içtihaden" geçerlilik tanımak anayasal yetki kullanımı ile de bağdaşmaz. Farklı düşünüyorum.