2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/6409 E. , 2013/18712 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Malatya 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :16.11.2012
NUMARASI :Esas no:2011/337 Karar no:2012/885
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; kocanın boşanma davası, kusur belirlemesi ve tazminat talepleri yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; kusur belirlemesi, nafaka miktarları ve tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Davalı-davacının harcı ve kaydı bulunmayan katılma yoluyla temyiz dilekçesinin incelenmesine yer olmadığına,
2.Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir eylemin varlığının kanıtlanamamasına göre davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya hükmedilmiş ise de, toplanan delillerden tarafların ayrı oldukları dönemde davalı-davacı kocanın 11.3.2011 tarihli dilekçesi ile Malatya 1. Aile Mahkemesine başvurarak davacı-davalıya eve dön çağrısı gönderdiği, eldeki bu boşanma davasını evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine (TMK.md.166/1) dayalı olarak açtığı, terk hukuki nedenine dayalı (TMK. md.
164.bir boşanma davasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı-davacı koca eve dön çağrısı göndermekle davacı-davalı kadından kaynaklanan kusurları affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Bundan sonra taraflar arasında gerçekleşmiş boşanmayı gerektirecek davacı-davalı kadından kaynaklanan yeni bir olay da ispatlanmadığına göre boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının kusursuz olduğunun kabulü gerekir. Davalı-davacı kocanın ise ailesinin müdahalesine sessiz kaldığı gerçekleşmiştir. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı kocanın tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, mahkemenin tarafları eşit kusurlu kabul etmesi ve buna bağlı olarak davacı-davalı kadının maddi tazminat isteklerini reddetmesi isabetsiz olduğu gibi davalı-davacı (koca) tarafından tamamen kusursuz eş aleyhine açılan boşanma davasının da reddi gerekirken Türk Medeni Kanununun 166. maddesi hükmüne aykırı olarak kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.