2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2011/10202 E. , 2012/21436 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Adana 5. Aile Mahkemesi
TARİHİ :7.12.2010
NUMARASI :Esas no:2010/607 Karar no:2010/1207
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan delil ve sunulan belgelerden, talebe konu edilen çocuk hakkında koruma kararı verilip, kuruma yerleştirildiği ve bu nedenle evlat edinmede ana-baba rızası aranmaması kararının ilerde açılabilecek evlat edinme davası içinde istenebileceği anlaşılmaktadır (TMK.md.312/2). Bu durumda; rızanın aranmaması kararının evlat edinme kararından bağımsız olarak talep edilebilmesi söz konusu değildir. Dinlenebilme koşulları bulunmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 17.09.2012 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI Dava, kuruma yerleştirilen 2007 doğumlu Arzu'nun evlat edinilmesinde annesinin rızasının aranmaması (TMK: m.311/2) talebine ilişkindir. Mahkemece evlatlık verilmek istenilen küçüğün evlatlık verilmesinde annesinin rızasının aranmamasına karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 311. maddesine göre “Küçük, gelecekte evlât edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlât edinenin veya evlât edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hâllerde, bu konudaki karar evlât edinme işlemleri sırasında verilir. Ana ve babadan birinin küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmaması hâlinde, bu konudaki karar kendisine yazılı olarak bildirilir.” Kanunun amacı evlatlık verilmek üzere kuruma yerleştirilen küçüklerin evlat edinme sözleşmesi ile evlat edinilmek üzere bir ailenin yanına yerleştirilmesinden önce bu rızanın aranmaması kararının alınmasını amaçlamaktadır. Kanun koyucu küçüğün evlat edinmek amacıyla bir ailenin yanına yerleştirilmesinden sonra açılacak bir evlat edinme davasında, küçüğün anne ve babasının rıza vermemesi halinde, gerek küçük, gerekse küçüğü evlat edinmek amacıyla alıp bir yıl süreyle bakan aileyle ilgili ortaya çıkacak olumsuzlukları engellemek amacıyla bu düzenlemeyi yapmıştır. Kanundaki “...küçüğün yerleştirilmesinden önce ...” tabiri küçüğün evlat edinilmek üzere bir ailenin yanına yerleştirilmesinden önce anlamındadır. Bu tabiri küçüğün kuruma yerleştirilmesinden önce olarak anlamak ve değerlendirmek Kanunun bu maddesini fiilen uygulanamaz hale getirir ve Kanunun amacınada aykırıdır. Kurumun, küçüğün kuruma yerleştirilmesinden önce küçükle ilgili bilgi sahibi olması ve herhangi bir tasarrufta bulunması da düşünülemez. Bu sebeple usul ve kanuna uygun hükümün onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.