2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2011/19206 E. , 2012/15208 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Salihli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :21.07.2011
NUMARASI :Esas no: 2011/202 Karar no:2011/526
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, sadakatsiz davranışlar içine girdiği, eşini istemediğini söyleyerek evden kovduğu, davalı kocanın ise eşine fiziksel şiddet uygulayıp evden kovduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı tanığının davacının kardeşi olması iddialarını destekleyen başka bir delil bulunmaması ve davacının asıl kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100s.HMK.md.255). Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. O halde davacı tanığı N.K.’ın beyanlarına değer verilerek isteğin kabulü gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2.Davacının Türk Medeni Kanununun 169. maddesi kapsamındaki tedbir nafakası talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 06.06.2012 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI Dava açıldıktan sonra gerçekleşen bir olayı boşanma hükmüne esas alan değerli çoğunluğun görüşüne katılabilme olanağım bulunmamaktadır. Zira boşanma hukukunda davadan sonra gerçekleşen ve boşanma sebebi oluşturan “her olay” ancak yeni bir davanın konusu olabilir. Farklı düşünüyorum.