2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/3502 E. , 2012/22662 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Antalya 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :29.11.2011
NUMARASI :Esas no:2010/570 Karar no:2011/1392
Taraflar arasındaki boşanma ve mukabil boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden; davacı-davalı tarafından ise nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve tam kusurlu olduğu, davalı-davacı kocanın sadakatsizlik ve tehdit kusurlarının ise kanıtlanamadığı bu durumda da Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi koşullarının gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusur bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı-davalı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur. Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3.Davacı-davalı kadının talep ettiği nafakalar için enflasyon oranında yıllık artırım isteği bulunmaktadır Davacı-davalı kadının bu isteği ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.