2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2011/7782 E. , 2012/4759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Antalya 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :9.2.2011
NUMARASI :Esas no:2010/519 Karar no:2011/172
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından; kusur, tedbir ve iştirak nafakası ile tazminatlar yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; tazminatlar ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2.Toplanan delillerden davalı-davacı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı-davacı kadın, davacı-davalı kocasının kendisine fiziksel şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği ve güven sarsıcı davranışlar içine girdiğini ileri sürmüşse de; davalı-davacı kadın tarafından daha önce Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı olarak açılan Antalya 1. Aile Mahkemesinin 2010/467 esasında kayıtlı davadan; davalı-davacı kadın 12.05.2010 tarihinde feragat etmiştir. Davalı-davacı kadın bu feragatıyla davacı-davalı kocasının 12.05.2010 tarihinden önceki kusurlu davranışlarına dayanma olanağını yitirmiştir. Feragatın yapıldığı 12.5.2010 tarihi ile, davalı-davacı kadının kocanın boşanma davasına karşı 25.06.2010 tarihinde açtığı karşı boşanma davası arasında da, davacı-davalı kocanın başkaca bir kusurlu davranışı bulunduğu iddia ve ıspat edilememiştir. Bu durumda, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını ve boşanmayı gerektiren olaylarda kusurun tamamen davalı-davacı kadında olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-davalı kocanın boşanmanın fer'i nitelikte olan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.