2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/2783 E. , 2013/15311 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Gümüşhane Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :13.11.2012
NUMARASI :Esas no:2009/268 Karar no:2012/528
Taraflar arasındaki "tedbir nafakası" ve "boşanma" davalarının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, yararına hükmedilen nafakaların miktarı ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden, temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı (kadın)'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Davacı-davalı (kadın) yararına; yargılama sırasında 25.02.2010 tarihinde dünyaya gelen ve velayeti anneye verilen ortak çocuk M. S. için doğum tarihinden boşanma/velayet hükmünün kasinleşmesine kadar Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca uygun miktarda tedbir nafakası, kesinleşmeden itibaren de iştirak nafakası (TMK.md.182/2) takdiri gerekirken; bu hususlarda hüküm tesis edilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
3.Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar aynı oranda kusurlu kabul edilmişler ve buna bağlı olarak davacı-davalı (kadın)'ın manevi tazminat talebi reddedilmiştir. Ne var ki; yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; davacı-davalı kadının boşanmaya sebep olabilecek nitelikte bir kusurlu davranışı usulünce kanıtlanamadığı halde "kocasının aşağıladığı" gerekçesiyle kusur yüklenmesi doğru değildir. Buna karşılık mahkemenin de sabit kabul ettiği gibi, davalı-davacı (koca)'nın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, eşinin doğumu ile eşi ve çocuklarının geçim ve bakımıyla ilgili birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda boşanmaya sebep olan olaylarda kusurun tamamen davalı-davacı (koca)'da olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken; davacı-davalı (kadın)'ın kocasıyla eşit kusurlu bulunması doğru olmadığı gibi; kusuru bulunmayan kadının manevi tazminat (TMK.m.174/2) talep etmesine yasal engel bulunmadığı halde, bu talebinin reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.