Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/1479
Karar No
K. 2012/10293
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/1479 E.  ,  2012/10293 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren vekili, yaşanan ekonomik krizden davalı şirketin büyük bir ölçüde etkilendiğini, son yıllarda bilançolarında zarar ettiğini, bu zararlar sebebiyle çeşitli önlemler alındığını, bu önlemler ile küçülen üretim hacmi neticesinde büyük bir istihdam fazlası oluştuğunu, davalı işyerinin elinden geldiği kadar iş sözleşmelerini feshetmemeyi tercih ettiğini, oluşan fazlalık ve fazla işçilik maliyetleri sebebi ile davalı işyerinin 2009 yılında personeline zam yapmadığını ve fazla mesaileri de kaldırdığını, kendi isteği ile ayrılmak isteyen personellere öncelik tanıdığını ve sözleşmeleri ikale ile ortadan kaldırdığını, istihdam fazlalığının olabildiğince benzer, yakın işlere kaydırıldığını, bir kısım personelin de görev yerinin değiştirildiğini, 2008 yılından 2009 yılına geçerken 90.000 ton civarında olan üretim miktarı satışları, iade oranlarının yüksekliği sebebiyle 60.000 ton civarına indirilerek üretimin azaltıldığını, 2009 yılında Manyas/Balıkesir fabrikasında Nisan-Ekim ayı döneminde altı aylık şekilde mevsimsel çalışma düzenine geçildiğini, Turgutlu/Manisa fabrikasında ise üretim faaliyetlerinin sonra erdirilmesine, fabrikadaki mevcut üretim hatları makine ve ekipmanları ile birlikte veya ayrı-ayrı olarak satılmasına karar verildiğini, sonuç olarak iş gücü fazlalığı sebebiyle davalı şirketin sözleşmeleri feshedilen işçileri diğer işletmelerde istihdam etme olanağının da kalmadığını, feshin işletme ve işyeri gereklerinden kaynaklanan sebeplere dayandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, dosya üzerinden alınan bilirkişi raporuna itibarla davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından “davalı işveren işletme dışından kaynaklanan sebeplerle Turgutlu işyerinde fabrikanın kapatılması, buradaki bazı makinelerin satılması ve bazılarının nakledilmesi, Manyas işyerinde mevsimsel çalışmaya geçilmesi yönünde işletmesel kararlar aldığı ve bu kararlar doğrultusunda, 23.10.2009 tarihinde Toplu İşçi Çıkarma kuralına uygun olarak kurumlara Turgutlu fabrikasında 88, Manyas fabrikasında 52 ve Torbalı fabrikasında da 22 işçi çıkarılacağını bildirmiştir. Bazı işyerlerinin kapanması, bazı işyerlerinde sezonluk faaliyete geçilmesi sebebi ile işyerinde istihdam fazlası meydana geleceği açıktır. Ancak gerçekten işyerinin kapanıp kapanmadığının, sezonluk çalışmaya geçilip geçilmediğinin ve bunun iş gücü fazlalığına sebep olup olmadığının, alınan bu işletmesel kararın tutarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığının, özellikle fesihten sonra yeni işçi alınıp alınmadığının, feshin kaçınılmaz olup olmadığının belirlenmesi yönünden davacının nakle tabi tutulan işçiler gibi diğer işyerlerinde somut olarak değerlendirme olanağının olup olmadığının, işten çıkaracakları belirlemede bir kural bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan davalının taşeron sözleşmeleri de getirtilerek, bu sözleşmelerin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6-7 maddesi kapsamında incelenmesi ile asıl alt işveren ilişkisinin olup olmadığı, kanuna uygun kurulup kurulmadığı, asıl alt işveren ilişkisi kanuni unsurlarını taşımıyor ise davacının bu işte çalıştırılıp çalıştırılamayacağı da feshin kaçınılmazlığı yönünden açıklığa kavuşturulmalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bu kapsamda, davalı ile taşeron firmalar arasında aktedilmiş bulunan sözleşmeler getirtilerek incelenmiş, taşeronluk sözleşmelerinin 2006 yılından itibaren olanlarda, taşerona üretim faaliyetinin de verilmesinin 4857 sayılı Kanun’un düzenlemesine aykırı olduğu, bu ilişkinin muvazaaya dayandığı belirlenmiştir. Mahkemece, davacı işçinin diğer fabrikalarda çalıştırılma olanağı araştırılmadan iş sözleşmesinin feshinin ilk ve tek çare olarak başvurulduğu, davalı işverence davacı işçinin niteliğine uygun veya meslek için eğitimine bağlı tutularak çalıştırılabileceği başka bir işi olup olmadığı hakkında girişimde bulunulduğunun da davalı işveren tarafından kanıtlanamadığı, bunun yanında Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda geçerli bir taşeron ilişkisinin kurulduğundan söz edilemeyeceğinin, bu ilişkinin muvazaaya dayandığının, asıl işin taşerona verildiğinin, davacı işçiye taşeronluk sözleşmesine konu işlerden birinin teklif edilmesi olanaklı iken feshe ilk çare olarak başvurulduğunun da belirlendiği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğine göre, davacının çalışmakta olduğu işverene ait Turgutlu fabrikası kapatılmış, üretimi sona ermiş, Manyas fabrikası tam yıldan yarım yıllık (mevsimlik) üretime geçmiştir. Fesihten sonra yeni işçi alınmadığı sabittir. Davacının yaptığı iş itibariyle taşeron tarafından yürütülen işlerde görevlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Manyas fabrikasında ekonomik zorluklar nedeniyle yarım yıllık üretime geçilmiş, burada çalışan 28 kişi yarım yıllık çalışmayı kabul etmediğinden iş sözleşmeleri sona erdirilmiştir. Davacının çalıştığı işyeri kapanmış, çalıştırılabileceği Manyas fabrikasında da aslında feshe dayanmayan boş kadro bulunmamaktadır. Davacının çalıştığı kapatılan fabrika dışında, işverenin davacıyı değerlendirebileceği bir başka iş imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekir. İşe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde işe iadeye karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davanın REDDİNE,

3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 240,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı Kanun 4857 sayılı İş Kanunu K4857 md.20 K4857 md.7
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.