(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/8243 E. , 2012/27339 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı şirkettin ... Bölge Müdürlüğünde 14.05.2004'de çalışmaya başladığını, birim yönetmeni olarak çalışırken 26.10.2009'da ... sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin haftanın beş günü sabah saat 09:00'dan akşam saat 21:00'a kadar Cumartesi günleri de 10:00-16:00 arasında, ayda bir gün saat 17:00'a kadar çalıştığını, aylık ücretinin 2.000,00 TL olduğunu belirterek müvekkilinin fazla mesai ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 01/09/2004'de finansal güvence danışmanı olduğunu ve 01.09.2005 tarihine kadar bu görevde çalıştığını, anılan dönemde 09-00-18:00 saatleri arasında çalıştığını, 01/09/2005'den itibaren birim yönetmenliğinde çalışmaya başladığını, davacının çalıştığı pozisyon sebebiyle fazla mesai alacağına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımları değerlendirilerek, fazla mesai alacağı hüküm altına alınmıştır. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Söz konusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal ... genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacının çalıştığı döneme ilişkin olarak çalışma gün ve saatlerini gösterir puantaj, vebenzeri kayıt davalı işverence sunulmamıştır. Bu durumda fazla mesai ücreti talebinin tanık anlatımlarına göre belirlenmesi gerekir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının bir tanesi işyerinde 13.7.2007 tarihine kadar, diğeri ise 10.10.2008 tarihine kadar çalışmıştır. Davacının 10.10.2008 tarihinden sonrasında çalışma saatlerine ilişkin delili bulunmamaktadır, diğer bir deyişle en son bu tarihe kadar çalışma düzenini kanıtlayabilmiştir. Bu sebeple dava konusu fazla çalışma ücreti, sadece ispatlanabilen dönem için yapılan hesaplamaya göre hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.