Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/10464
Karar No
K. 2012/12871
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2011/10464 E.  ,  2012/12871 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Mahkemece; davacının işveren ve ailelerinin spayı çok fazla kullandıkları bundan rahatsız olduğunu personel arasında söylediği, davacının kızını ve eşini kayıt dışı SPA merkezinden yararlandırdığı, davacı dışında çalışan hamile kişilerin bulunduğu, davacının eylemleri haklı fesih ağırlığında değilse de işin yürütümünü olumsuz yönde etkilemesi nedeni ile geçerli neden teşkil ettiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Somut olayda, 06.09.2009-18.10.2010 tarihleri arasında SPA ve fitness müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi yönetim kurulu üyeleri ve eşleri hakkında dedikodu yapması, eşini ve kızını kayıt dışı Spa merkezinden yararlandırması sebebi ile 4857 sayılı Kanun'un 25/II-b-d-e fıkralarına dayanılarak haklı nedenle feshedilmiştir. Davacının yönetim kurulu üyeleri ve eşleri hakkında dedikodu yaptığına ilişkin tek tanık beyanı mevcuttur. Tanık, davacının görüşü doğrultusunda işten çıkartılmış resepsiyonisttir. İşten çıkarıldığı gün davacı hakkında dilekçe yazdığı dosya kapsamı ile sabittir. Diğer tanıkların davacının dedikodu yaptığı, eşini ve kızını Spa merkezinden yararlandırdığı konusunda görgüye dayalı bilgileri yoktur. İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ya da geçerli nedenle feshedildiği davalı tarafından dosya kapsamındaki delil durumuna göre ispatlanamamıştır. Dosya içeriğine davacının iş sözleşmesi Karakaş A.Ş. tarafından sona erdirilmiş ise de her iki davalı şirket arasında birlikte işverenlik ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının davalıların birlikte işvereni olduğu dava konusu işyerinde işe iadesine,

3.Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,

4.Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,

5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6.Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan 249,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

8.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 08.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.