(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6273 E. , 2012/18540 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin hiçbir neden gösterilmeksizin haksız ve geçersiz bir şekilde iş akdine son verildiğini, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından 07.05.2010 tarihinde ... İş Mahkemesinin 2010/434 esas sayılı dosyası ile işe iade istemli dava açılmış olduğunu, davacının davasının kabulüne karar verildiğini, bu kararın temyiz nedeniyle Yargıtayda olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, söz konusu dava ile görülmekte olan davanın konularının ve taraflarının aynı olduğunu, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olması gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ı, 115/1 maddeleri gereğince davanın reddine karar vermiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin birinci fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun'un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir. 4857 sayılı Kanun'un “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25. maddesinin son fıkrasına göre işverenin haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshettiği durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması şartı aranmaz.
Dosya içeriğinden, davacı 20.06.2009 tarihinden itibaren polyester ustası olarak davalı işyerinde çalıştığı, 04.05.2010 tarihinde iş akdinin feshedildiği, davacının açtığı işe iade davasının ... İş Mahkemesi'nin 2010/434 esas 2010/735 karar sayılı kararıyla işe iadesine karar verildiği, karar kesinleşmeden davacının 06/11/2010 tarihinde yeniden davalı işyerinde çalışmaya başladığı, 04/03/2011 tarihinde davalı işverence davacının iş akdine ibraname ile son verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece ilk işe iade davası kesinleşmeden açılan bu davanın önceki dava ile aynı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olan hususlar ikinci feshin yeni bir fesih olup olmadığı ve bu feshin geçerli ve haklı bir neden dayanıp dayanmadığı hususlarıdır. Davacının ikinci kez işe alınmasından yaklaşık dört ay sonra fesih gerçekleşmiştir. Burada yeni bir feshin söz konusu olduğu açıktır. İşveren davacının iş akdini ibranameye dayanarak sonlandırmıştır. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur. İşveren davacının iş akdini yazılı fesih bildirimi olmadan sonlandırmıştır. Davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının dört aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yapmış olduğu 127,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 17.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.