(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/17058 E. , 2012/18552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı vekili, davacı işçinin davalı ... Başkanlığınca aylık ücretinden 3417 sayılı Kanun gereği tasarruf teşvik kesintisi yapılmasına rağmen, bu kesintilerin işveren katkı payı ile birlikte nemalandırılmak amacıyla bankaya yatırılması gerekirken yatırılmadığı ve müvekkiline nema ödenmediği, 4853 sayılı Kanun'a 5568 sayılı kanun ile eklenen hüküm doğrultusunda tasarruf teşvik hesaplarına dair tüm varlık ve yükümlülüklerinin 31.12.2007 tarihi itibariyle Hazineye devredilmiş olduğu belirtilerek tasarruf teşvik nema alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, aylık ücretlerinden mülga 3417 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kesilen tasarruf teşvik kesintilerinin işveren katkı payı ile birlikte nemalandırılmak üzere bankaya yatırılması gerekirken yatırılmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tasarruf teşvik kesintisinin uzlaşma kapsamında tahsiline başlanmadığı, davacı işçinin çalıştığı Yenişehir Belediyesinin 5393 sayılı Kanun'un 5. madde kapsamında davalı ... ile uzlaşma yoluna gittiği husumetin hazineye yöneltilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.12.2011 tarih 2011/14305 esas 2011/8443 karar sayılı ilamı ile “Tasarruf teşvik kesintileri ve nema alacaklarından davalı Hazinenin sorumlu olabilmesi için işveren belediyenin Hazine ile uzlaşmaya gidilmiş olması gerekir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 05.11.2010 günlü yazısında, işveren Yenişehir Belediyesi ile davalı ... Müsteşarlığının dava konusu alacaklar yönünden uzlaşmaya gitmedikleri bildirildiğinden ve 15.05.2006 tarihli uzlaşma komisyonu kararında tasarruf teşvik kesintileri ve nema alacaklarının ödenmesinin karara bağlanmadığı görüldüğünden, dava konusu alacaklar bakımından işverenin sorumluluğu devam etmektedir. Dava konusu tasarruf teşvik kesintileri ve katkı payları uzlaşma kapsamında bulunmadığına göre davalı ... aleyhine açılan davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirdiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Hazinenin sorumluluğuna dair emsal onanan kararları da belirterek, “Onanan bu kararlar sonucu yüzlerce işçi alacağını kavuşmuş iken Yargıtay 22 H. D'nin sözkonusu bozma ilamına uyulması adalete olan inancın sarsılacağı, eşitlik ilkesine aykırı olacağı, istikrarı bozacağı kanaatini uyandırmıştır. Bu yönde daha sonra açılan bir kısım davalarda Yargıtay 22. H.D '' Bu tür davaların çözümünde idari yargı yeri görevlidir.'' demiştir.
Bu durumda Yargıtay kararları arasında da çelişki oluşmuştur. İçtihat birliğinin oluşturulması açısında da eski kararda direnilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir. Direnme kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı Kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin verdiği bozma kararı dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olup mahkemenin direnme kararı yerinde görülmediğinden, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 11.09.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.