2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2011/20712 E. , 2012/30867 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :23.08.2011
NUMARASI :Esas no:2011/12 Karar no:2012 D.İş
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Kayyım A.K.."yönetim kayyımı" olarak değil "temsil kayyımı" olarak atandığı dosya arasında mevcut vesayet makamı kararı ile duraksamaya meydan vermeyecek şekilde anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 444/1. maddesi "taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı halde mümkündür; aynı maddenin 3. fıkrası ise ancak denetim makamı istisnai olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir." hükmünü taşımaktadır. Yasa maddesinde açıklandığı üzere, taşınmazların satışına karar verme görevi vesayet makamına, istisnai olarak özel durumlarda, taşınmazın niteliği veya değerinin azlığı da dikkate alınarak pazarlıkla satışa da denetim makamının karar verilmesi gerekir. Vesayet makamının 03.06.2011 tarihli kararının satışa izin olarak kabul edilmesi pazarlıkla satışın, temsil edilenin menfaatine uygun olup olmadığı konusundaki denetim makamınca, delillerin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.12.2012(Çrş.)
KARŞI OY YAZISI Talepte bulunan kayyım; 4721 sayılı Kanunun 427. maddesi uyarınca, kimliği ve varlığı bilinmeyen taşınmazda adına pay kayıtlı olan kimsenin payına, mahallin en büyük mal memuru sıfatıyla (Trabzon Defterdarı) atamış "yönetim kayyımı"dır. Bu nitelikteki kayyımın görevi sadece payı (taşınmazı), koşullarının oluşması halinde hazineye intikal ettirilmesine kadar, "yönetmekten" ibarettir. Bu yönetim yetkisinin içinde, vesayet veya denetim makamından izin alınmak suretiyle "satış yetkisi" yoktur. Aksi kabul, ileride ortaya çıkabilecek pay sahibi veya mirasçılarının çıkarına aykırı olur. Bu nedenle denetim makamının talebin reddi kararının isabetli olduğu ve onanması gerektiği düşüncesindeyim.