(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9413 E. , 2009/656 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının Kara Kuvvetleri Komutanlığından 250 ton yüksek saflıkta sülfirik asit temini işini ve doğrudan temin usulü ile de asit teslimi ihalelerine katılıp üzerinde kaldığını, aralarında bu işlerin ortak yürütülmesi için adi ortalık kurulduğunu, kendisinin işlerin kolay yürülmesini sağlayıp taahhüdün yerine getirildiğini, edilecek karın %25'nin kendisine verileceğini taahhüt ettiği halde vermediğin bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5100,00 YTL nın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı ile ihale işlemleri sırasında tanıştıklarını, asılsız iddialar ile para istediğini, aralarında adi ortaklık olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davacının adi ortaklığın varlığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gereki.
2.Dava adi ortaklık sözleşmesinden doğan alacak davasıdır. Davacı davalının ihale ile aldığı işin yapılması için adi ortaklık kurduklarını ancak davalının ortaklıktan elde edilen karı vermediğini ileri sürmüş, davalı ise adi ortaklığın varlığını inkar etmiştir. Bu durumda ispat külfeti davacı tarafta olup, davacı iddiasını ispat edecek yazılı 2008/9413-2009-656 delil ibraz edememiştir. HUMK’nun 288.maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde ‘her türlü yasal delil’ demek suretiyle ‘yemin’ deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.