Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/1515
Karar No
K. 2013/30581
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2013/1515 E.  ,  2013/30581 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalı işyerinde şoför olarak 19.09.2005-26.07.2010 tarihleri arasında çalıştığını, işyerinin devri sırasında işe devam ... etmeyeceğinin tarafına sorulduğunu ve akabinde verilen cevap üzerine iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, ayda 75 saat fazla çalışma yaptığını ileri sürerek, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağı istemiştir. Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacıya yapmış olduğu çalışmaların karşılığının banka kanalı ile ödendiğini, davacıya ihbar öneli kullandırıldığını, iş arama iznini davacı yanın 12.07.2010-26.07.2010 tarihleri arasında talep ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı yasal süresi içinde taraflar temyiz etmiştir. Gerekçe:

1.Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.

Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile 1.690,00.-TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalının temyiz isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427, 432. maddeleri uyarınca REDDİNE,

2.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

3.Davacı işçinin, fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut olayda, davacının haftanın beş günü 07.30-19.30 saatleri arasında çalıştığı, cumartesi günü ise 07.30-13.00 saatleri arasında çalıştığı, ara dinlenmenin mahsubundan sonra haftada 10 saat fazla çalışma yaptığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışma süresi hatalı belirlenmiştir. Her ne kadar ücret bordroları imzasız ise de, davacı taraf bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücretini almadığını beyan etmemiş, sadece göstermelik fazla çalışma ücreti ödemesi yapıldığını, kendisinin çalışma süresinin daha fazla olduğunu belirtmiştir. Bu durumda, ücret bordroları imzasız olduğundan, sözkonusu bordrolarda tahakkuk ettirilen ve davacı tarafından da ödendiği kabul edilen fazla çalışma ücreti miktarları, haftada 10 saat olarak hesaplanan fazla çalışma ücretinden mahsup edilerek, davacının fazla çalışma ücreti alacağı tespit edilmelidir. Hatalı değerlendirme ile fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilen ayların tamamının hesaplama dışında tutulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.