(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14418 E. , 2012/7811 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren, dava açma süresinin geçirildiğini ve davacının performansı düşük olduğundan sözleşmesinin feshedilidğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının performans değerlendirmesinin yapılmadığı, işini gereği gibi yapmadığına dair tutulan tutanak vb kayıtların da bulunmadığı birlikte değerlendirilerek davanın kabulü ile feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir. Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda davacının, büro memuru olarak çalıştığı işyerinde sözleşmesinin 02.06.2010 tarihinde feshedildiğine dair fesih bildiriminin üzerine el yazsı ile davacının imzadan imtina ettiği şerhi düşüldükten sonra aynı gün notere aslı gibidir diye onaylatıldığı işverence ileri sürülmüştür. Bu olayda davacının el yazsı ve imzasını içermeyen belgenin yokluğunda yapılan noter onayının davacı için bağlayıcı olduğu düşünülemez. Ancak fesih işlemini yapan davalı tanıklarının 02.06.2010 tarihinde gerçekleştirilen fesihten sonra davacıya iş bulması için süre verildiğini 04.07.2010 tarihine kadar olan ücretlerinin ödendiğini bildirmeleri ve aynı gün (02.06.2010) aynı gerekçe iş sözleşmesi feshedilen ve fesih bildiriminde imzası olan davacı tanığının da davalı tanıkları ile benzer yöndeki ifadeleri dikkate alındığında işverenin ihbar öneli kullandırarak iş sözleşmesini 02.06.2010 tarihinde feshettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının işten ayrılıma bildirgesindeki işten çıkış tarihinin 05.07.2010 olarak yazılması feshin bu tarihte yapıldığı anlamını taşımayacağından davanın açıldığı 02.08.2010 tarihine göre bir aylık dava açma süresi geçirdiğinden davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 19.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi