Aramaya Dön

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/5444
Karar No
K. 2011/6582
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2010/5444 E.  ,  2011/6582 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

vek.Av. ...

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 4.8.1984 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 04.08.1984 olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece, davacının 04.08.1984 tarihinde bir gün süre ile çalıştığına ilişkin talebinin soyut tanık beyanı dışında delil olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.

Davacıya ait 04.08.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince araştırılıp araştırılmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Gerçekten, dava tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 2. ve 6.ve 5510 sayılı Yasanın 4/a ve 7/a maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasanın 79. (5510 sayılı Yasanın 86.)maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde belirtilen dört aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. .../... -2-

Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Somut olaya gelince, mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın olup olmadığı yöntemince araştırılmadan eksik inceleme ile sonuca gidildiği ortadadır. SGK Konya Sigorta Müdürlüğünün 30.05.2008 tarihli cevabi yazısından, davacının çalıştığını iddia ettiği ve bildirgesinin düzenlendiği Doç.Dr. ... imzalı '' ... Kazısı'' işyerinden davacı adına bildirge düzenlendiği halde 1984 yılı dönem bordrolarının verilmediği anlaşılmaktadır.Ekli Savcılık araştırması ile de işyeri belgelerinin kendisinde olduğu belirtilen ... 'in emekli olup Ankara ili İncek Mahallesine taşındığı belirtildiği halde buradan araştırılmadığı gibi çalışmayı bilebilecek kazı ekibinde ki kişiler de araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.

Yapılacak iş, bu tür davaların nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olduğu gözönünde tutularak, doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle, davacının tesbitini istediği 04.08.1984 tarihinde çalıştığını iddia ettiği işyerinin niteliği dikkate alınarak işyeri belgelerinin bulunduğu belirtilen kazı ekibi başkanı ... 'in adresi yöntemince araştırılıp varsa kendisinde bulunan o tarihli kazı ve ekibine ait tüm belge ve bilgileri dosyaya ekleyip kazı ekibinde bulunan kişiler resen tespit edilip bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine

12.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog