(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/16275 E. , 2011/14380 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Davacı,15.4.1984 tarihinde sigortalı çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı dava dilekçesi ile 15.4.1984 tarihinde Abak Plastik Ltd. Şti.’nde işe girdiğini beyan ederek sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiş,14.3.2011 tarihli dilekçe ile sigortalılığın başlangıç tarihinin 15.11.1984 olduğunun tespitine, 2.5.2011 tarihli dilekçe ile 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının sigortalılıkbaşlangıç tarihinin 15.11.1984 olduğunun tespitine, davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yararlandırılması hususunda bir talebinin olmadığı, bu nedenle dava edilmeyen bir konuda ıslah ile yapılandırma yasasından yararlandırılma talebinde bulunamayacağı kabul edilmelidir. Ancak davacının peşin maktu ıslah harcı yanında başvuru harcını da yatırarak talepte bulunması halinde ise bu durumun ek dava olarak değerlendirilmesi suretiyle talep hakkında bir karar verilmesi gerekir. Temyize konu dava dosyasında bunun söz konusu olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının 6111 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanma hakkının sakılı tutulmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip hüküm kurulması yanlış olmuştur.
3.Dosyadaki kayıt ve belgelerden Abak Plastik San. ve Koll. Şti. unvanlı işyerinin 1.6.1982 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, 31.12.1986 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, 15.6.1966 doğumlu davacının işe girişine ilişkin 15.11.1984 tarihli bildirgenin 21.11.1984 tarihinde Kurum kayıtlarına girdiği anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Somut olayda mahkemece uyuşmazlık tarihinde davalı işverence verilen dönem bordroları getirtilmediğinden dinlenen tanıkların dönem bordrosu tanıkları olup olmadığı denetlenememektedir.
Yapılacak iş, uyuşmazlık tarihini kapsar şekilde dönem bordrolarını getirtmek dinlenen tanıkların dönem bordrosu tanıkları olduklarının anlaşılması halinde şimdiki gibi karar vermek dönem bordrosunda isimlerinin bulunmaması halinde uyuşmazlık tarihinde verilen dönem bordrolarında isimleri yer alan kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurmak, dönem bordrosu tanığı yok ise Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek çalışma olgusunu yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlemekten ibarettir.
Davacı dava dilekçesinde 15.4.1984 tarihinde çalıştığının tespitini talep etmiş,14.3.2011 tarihli dilekçe ile de sigorta başlangıç tarihinin 15.11.1984 olduğunun tespitini isteyerek talebini daraltmıştır.Talebin daraltılması azaltılan bölümden kısmen feragat anlamında olduğundan 15.4.1984 tarihinde bir günlük çalışmaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne denmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsiz olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.