(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10285 E. , 2011/14335 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 5458 sayılı Yasa gereğince prim borçlarının yeniden yapılandırılması ve taksitlendirmenin geçerli olduğunun tesbitiyle, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, nitelikçe, davacının 5458 sayılı Yasa gereğince yapılandırmasının geçerli olduğunun tespiti ile aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının birikmiş prim borçlarını 5458 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca yapılandırılmasını 13.05.2006 tarihli dilekçesi ile talep ve taahhüt ettiği, borcun 36 taksite bölündüğü, en son taksit tarihinin 30.04.2009 tarihi olduğu, 31.08.2007 tarihli 16.,30.11.2007 tarihli 19. ve 31.07.2008 tarihli 27.taksitleri zamanında ödenmediğinden bahisle, davalı kurumun yapılandırmayı iptal ettiği anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5458 sayılı Yasanın 3 maddesinin 3. ve 4. Fıkraları olup, anılan düzenlemede :
3.Fıkrada başvurusu kabul edilip borçları yeniden yapılandırılanlar; borç türü bazında taksitlendirilmiş borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılında üç defadan fazla veya taksitlendirme süresi içinde tahakkuk edecek aynı mahiyetteki carî ay borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılında üç defadan fazla yerine getirmemeleri halinde, yeniden yapılandırma hakkını kaybedecekleri ve ödedikleri tutarların Sosyal Sigortalar Kurumu ve ...'un ilgili mevzuatı uyarınca borçlarına mahsup edileceği, taksit veya carî aya ilişkin ödeme yükümlülüklerinin eksik yerine getirilmiş olması halinde, ödeme yükümlülüğü ihlal edilmiş sayılacağı,
4.fıkrada ise: Üçüncü fıkraya göre bir takvim yılında ödenmeyen ya da eksik ödenen taksit tutarlarının taksitlendirme süresi aşılmamak kaydıyla en geç izleyen takvim yılının sonuna kadar; ödenmeyen ya da eksik ödenen kısmın son takside ait olması halinde ise, bu tutarın son taksiti izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen kısım ile birlikte, gecikilen her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait TL cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1 puan eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz miktarının ödenmesi halinde bu Kanunun yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanacakları, Üçüncü fıkraya göre taksitlendirme süresi içinde ödenmeyen ya da eksik ödenen aynı mahiyetteki carî ay prim ve diğer borçları ise, Sosyal Sigortalar Kurumu ve ... mevzuatına göre gecikme zammı hesaplanarak tahsil edileceği bildirilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki 5458 sayılı Yasanın 3. maddesinde sözü edilen "bir takvim yılı" sözcüğü ile her yılın 1-12. ayları arasındaki süre, ödeme yükümlülüğünün" bir takvim yılında üç defadan fazla yerine getirilmemesi" sözcükleri ile de "bir takvim yılında en az 4 defa" ödeme yükümlülüğünün ihlal edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca yasal düzenlemede ödeme yükümlülüğünün ihlalinin belirlenmesinde taksit borcunu ödememe veya eksik ödeme ile cari ay prim borcunu ödememe veya eksik ödeme sayısı ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulmuş olup aynı ayda taksit ve cari ay prim borcunun ödenmemiş olması ödeme yükümlülüğünün bir kez ihlali anlamına gelmektedir. Öte yandan bir ay taksit veya cari ay priminin ödenmemiş olması halinde bir sonraki ay ödenen taksit veya cari ay priminin BK.'nun 84, 85, 86 maddeleri gereğince önceki ödenmemiş aya mahsuben ödendiğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, davacının ödemediği taksit sayısı üçten fazla olmadığı gibi taksitlendirmesinin iptali için başvurusu da yoktur. Diğer bir deyişle yeniden yapılandırmanın iptali için yasanın aradığı bir takvim yılında en az 4 defa ödeme yükümlülüğünün ihlali şartı davacı bakımından söz konusu değildir. Yasada 3 ve daha az taksitin ödenmemesi yada ödemediği taksit tutarını izleyen takvim yılının sonuna kadar ödememe hali yapılandırmanın iptal nedeni olarak düzenlenmemiştir. Hal böyle olunca ödemediği taksit tutarını izleyen takvim yılının sonuna kadar ödenmemesinin iptal nedeni olarak kabulünün hatalı olduğu ortadadır.
Yapılacak iş; davacının yapılandırmasının geçerli bulunduğu kabul edilerek, ödenmeyen kısım için işleyecek faiziyle birlikte davacının ödemesi gereken borç miktarı davalı kurumdan sorulmak, kurumca bildirilen miktara davacının itirazı olması halinde eldeki davanın uzmanı hukukçu, mali müşavir ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden konuya ilişkin rapor alınarak davacının borçlu olduğu miktar belirlenmek, davacıya bu borcu ödemesi için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.