(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/31185 E. , 2013/30660 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde 11.01.1984 tarihinde işe başladığını, garson ve idari personel olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı sebeple sona erdirildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 1996-2004 yılları arasında kendi adına kestiği faturalarla 2004 yılından beri kurduğu ... isimli şirket aracılığı ile davalı şirkete hizmet vermekte olduğu, şirketin akrabalar tarafından kurulup kuruluşunun davalı şirkete bildirildiği, davranış kurallları ve ilişkileri ilkelerinin dosyaya sunulmadığı, davacının yükümlülüklerinin kapsamının iş sözleşmesi ve kanuni düzenlemelerle belirlendiği dava konusu olayda, ihlal edildiği belirtilen davranış kuralları ve genel iş ilkelerinin iş sözleşmesinin eki ve ayrılmaz bir parçası haline getirilmiş olması gerektiği, davacıya bu konuda eğitim verilmediği, bu ilkelerin davacıya tebliğ edilmediği, bu sebeple davacının şirketin ilke ve talimatlarını ihlal ettiğinin söylenmesinin mümkün olmadığı, davacının sahip olduğu ... isimli şirket ile davalı şirket arasında montaj işide dahil olmak üzere bir çok konuda yıllarca süren ticari faaliyet olduğu, davacı işçinin eylem ve davranışlarının haklı sebeple feshe yol açacak nitelikte olmadığı, davalı şirketin herhangi bir zarar tesbitinde bulunmadığı gibi iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerin davacının kusurlu olarak ihlal edildiğinin davalı işveren tarafından ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, kanuni süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 11 Ocak 1988-05.12.2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde garson ve idari personel olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 05.12.2008 tarihli fesih bildirimi ile,“Shell ... Yardım Hattına iletilen, Shell Davranış Kuralları ( SDK ) ve Genel iş İlkelerinin (Gll) muhtemel çıkar çatışması nedeniyle tarafınızca ihlal edildiği iddiaları üzerine, hakkınızda detaylı bir tahkikat gerçekleştirilmiştir. Tahkikat sırasında bağımsız bir denetçi tarafından deliller üzerinde araştırmalar yapılmış, siz ve diğer çalışanlarla muhtelif müzakereler gerçekleştirilmiştir. Bağımsız Tahkikat Raporu 4 Aralık 2008 tarihinde şirketimize sunulmuş olup, bu raporda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir,1. 2004 yılından beri kurmuş olduğunuz ... isimli bir şirket aracılığıyla Shell'e hizmet vermekte olduğunuz, 1996 yılı ile 2004 yılları arasında ise kendi adınızla fatura kestiğiniz anlaşılmıştır.2. 2004 yılında Shell Genel İş İlkelerine aykırı olarak faaliyette bulunulması faaliyetlerinize son vermeniz istenmiştir. 2008 yılı Ağustos kullanarak şirkete fatura etmeye devam ettiğiniz duyumu alınmıştır.
3.Shell davranış kuralları gereği vaki çıkar çatışmasını müdürünüze bildirmemiş olduğunuz ve bu faaliyetlerin Shell genel iş ilkelerine aykırı olduğu anlaşılmıştır.
4.Ayrıca Tramola isimli şirketin yakın akrabalarınız tarafından kurulması ve bu hususun şirkete beyan edilmemiş olması Shell Davranış Kurallarının ve Shell Genel İş İlkelerinin doğruluk prensibinin açıkça ihlalini teşkil etmektedir. Hakkınızda yöneltilen iddialara karşı yaptığınız açıklamaların yeterli olmadığı veya hiç açıklama getiremediğiniz görüşmüştür. Neticede:
1.hakkınızdaki bağımsız tahkikatın sonuçları, 2. Şahsi davranışlarınız, 3. Davranışlarınızın şirket üzerindeki olumsuz etkileri 4. Üst yönetimin size olan güveninin kaybı ,İş akdininizin sürdürülmesini imkansız hale getirmiştir. Bu bulgular neticesinde, Aralık ayına ilişkin çalışmalarınıza ait maaşınızı ve birikmiş izin ücretlerinizi bugünü takip eden ilk mesai gününde yatırmak suretiyle, şirketimizle aranızdaki İş Akdi'nin İş Kanunu 25/2 maddesi uyarınca haklı sebeple bildirimsiz olarak,“ feshedildiği, davacının 1996-2004 yılları arasında işçisi olarak çalıştığı şirketten iş alarak yaptığı işler karşılığı kendi adına faturalar kestiği, 2004 yılında kendisine kendi adına fatura keserek iş yapmasının uygun olmadığı söylenince ... isimli şirketi kurduğu, 2004-2006 arasında bu kurduğu şirket aracılığıyla davalı şirkete iş yaptığı, 2006 yılında şirket hissesini kendi yanında çalışan birlikte iş yaptığı çalışanlarına devrettiği, davalı şirketin İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2011/110 E sayılı dosyada, ... şirketi ve şirket müdürü ... Özakman hakkında, ... şirketinin usulsüz fatura kestiği, ... ... faturaları onaylayarak ödeme yapılmasını sağladıklarını, bu nedenle şirketin 189.354.73 TL zarara uğradığını ileri sürerek alacak davası açtığı, Mahkemece 27.12.2011 tarihinde, davalı şirketin kendisine kesilerek gönderilen faturalara sekiz gün içinde itiraz etmeyerek defterlerine kaydettiği, ödemeleri yaptığı, en son 23.07.2008 tarihinde gönderilen faturaya aynı şekilde işlem yaptığı, bu tarihten sonra ... süre sessiz kaldıktan sonra davayı bir yıl sonra açmasının hayatın ve ticari hayatın olağan akışına uygun düşmediği, faturaları ödedikten ve defterlerine kaydettikten sonra fatura karşılığı hizmetleri almadığını ileri sürmesinin dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleşmediği, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/178 E sayılı dosyasında, davacı ... şirketinin ödenmeyen faturaları takibe koyduğu, davalı şirketin borca itiraz ettiği, ... şirketi itirazın iptali davası açtığı, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının 1996-2004 yılları arasında işçisi olarak çalıştığı şirketten iş alarak yaptığı işler karşılığı kendi adına faturalar kestiği, 2004 yılında kendisine kendi adına fatura keserek iş yapmasının uygun olmadığı söylenince ... isimli şirketi kurduğu, 2004-2006 arasında bu kurduğu şirket aracılığıyla davalı şirkete iş yaptığı, 2006 yılında şirket hissesini kendi yanında çalışan birlikte iş yaptığı çalışanlarına devrettiği uyuşmazlık konusu değildir. Davalı şirketce, davacıya ihale yapılmadan iş verildiği, bazı faturaların iş yapılmadan ödendiği ileri sürülmesine rağmen davacı bu iddiaların aksini iddia etmemiştir. Dosyaya işyeri etik kuralları ve iş ilkeleri tam olarak sunulmamış ve bu ilkelerin davacıya tebliğ edildiğine dair belge yok ise de, davacının işverence yapılan soruşturma sırasında verdiği beyanında da belirttiği üzere, 2004 yılına kadar kendi adına fatura keserek şirket işlerini yapmasının doğru olmadığı, şirket yetkililerince kendisinin uyarılması üzerine ... şirketini kurarak davalı şirketten iş almaya devam etmesinin hata olduğu, davalı şirket ile şirket çalışanının çıkar çatımasına girdiği, davacının eyleminin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış niteliğinde olduğu ortadadır. Ancak, davacının ... süredir bu işleri yapıyor olması ve davalı işvereninde davacının bu işi yaptığından haberinin olduğu dikkate alındığında, bu olumsuz davranışların 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmasada, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar niteliğinde olduğu ortada olup, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedilmesi şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 27.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.