Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/561
Karar No
K. 2009/2168
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2009/561 E.  ,  2009/2168 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... yönünden reddine diğer davalı yönünüden kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde davacılardan ...’un maliki olduğu dairenin bulunduğu binanın yıkıldığını, babaları ve anneleri ile davacılardan ...’in kızı’nın enkaz altında kalarak hayatını kaybettiğini, satıcı ve mütaahhit olan davalı şirket ile diğer davalı ...’in, uğramış oldukları maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, davacılardan ... için yıkılan daire bedeli olarak 30.000,00 YTL, enkaz altında kalan eşyalar için de 5.000,00 YTL olmak üzere toplam toplam 35.000,00 YTL maddi, davacılardan ..., ..., ... ve ... için 60.000,00 YTL, ... için ise 80.000,00 YTL manevi tazminatın, 17.8.1999 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne, bilirkişi raporları gereğince davalının tespit edilen 6/8 kusur oranına göre tazminat miktarından indirim yapılmak suretiyle davacı ... yönünden 1.200,00 YTL eşya, 4.155,30 YTL de binadan kaynaklanan alacağın ve 4.000,00 YTL de manevi tazminatın tahsiline, davalılar ..., ... ve ... için 4.000,00 YTL, ... için ise 6.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1.Temyize cevap dilekçelerinde, kararı temyiz etmiş olan davalılardan harç alınmadığından, HUMK’nun 434/3. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosya mahalline geri çevrilmiş olup, 26.1.1985 günlü, 1984/5 esas ve 1985/1 karar sayılı Yargıtay İ.B.K. uyarınca temyiz harcı mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği anlaşılmış olduğundan HUMK.nun 434/3 maddesi uyarınca davalıların temyiz dilekçesinin reddine.

2.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

3.Mahkemece, davada kusur incelemesi yaptırılarak davalıların 6/8 oranında kusurlu olduklarına ilişkin verilen bilirkişi raporu gereğince kusur oranına göre maddi tazminata hükmedilmişse de, olayda davacı alıcı yönünden kusur sorumluluğuna göre hüküm kurulması mümkün değildir. Davalı, binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurlu yapılmasından dolayı depremde oluşan davacı ...’un zararının tamamından sorumlu olduğu halde, mahkemece kusur oranı nispetinde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

4.Davacı ...’un müteahhit olan davalıdan satın aldığı daire, tekniğine uygun olarak inşa edilmediğinden 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde yıkılmış olup, bu durumda adı geçen davacı yıkılan dairenin dava tarihindeki rayiç değerinin tahsilini talep etmek hakkında sahip olduğundan mahkemece dairenin dava tarihindeki rayiç değerinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus gözardı edilerek Bayındırlık Bakanlığının 2000 yılına ilişkin birim fiyatlarına göre yapılan hesaplama gereğince hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

5.Davalının ayıplı olarak inşa etmiş olduğu, davacılardan ...’a ait dairenin bulunduğu binanın, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde yıkılması nedeniyle davacılardan ..., annesini, babasını, yeğenini, evini ve eşyalarını, davacılardan ..., ... ... ve ..., annelerini, babalarını ve yeğenlerini, davacılardan ... ise kızını, anne ve babasını kaybetmiş olup, davacıların yaşadıkları acı, üzüntü ve sıkıntılar gözetildiğinde mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının, somut olayın özelliğine uygun ve yeterli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Manevi tazminatın amacı, çekilen acıları biraz olsun dindirmek, kırılan yaşama arzusunu tazelemek, kişiyi yaşama yeniden bağlamak ve ruhsal dengeyi sağlamak olduğundan, mahkemece davalının eyleminin hukuka aykırılığı ve somut olayın özellikleri de dikkate alınmak suretiyle, davacılar yararına daha yüksek miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktarlar üzerinden hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: 1.bent gereğince davalıların temyiz dilekçesinin reddine, 2.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 3., 4. ve 5. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, 23.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog