Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/4317
Karar No
K. 2012/8175
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/4317 E.  ,  2012/8175 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, davalı şirketin işçisi olarak çalışmakta iken muvazaalı olarak alt işveren işçisi gibi gösterildiğini, iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.

Davalı işveren, davacının fason olarak deri üretimi yapan .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına çalıştığını, bu sebeple öncelikle davanın husumet itirazında bulunduklarını, davacı ve arkadaşlarının 21.03.2011 günü saat 08.30'da işbaşı yapmak üzere işyerine geldiklerini, işbaşı yapmadan 16.00'ya kadar soyunma odasında oturduklarını, yapılan uyarılara rağmen işbaşı yapmadıklarını, bu sebeple iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece davacının sendikaya üye olması ve sendikal faaliyetlerde bulunması sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davalı şirketle dava dışı ..... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında olduğu iddia edilen fason üretim ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6 ve 7. fıkralarına uygun olup olmadığı ve iş sözleşmesinin geçerli veya sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı şirketin iş organizasyonu içinde doğrudan üretime yönelik asıl işlerinin bir bölümünü dava dışı firmaya yaptırdığı dosya içeriği ile sabit olup, aralarındaki ilişki 4857 sayılı Kanun'un 2/6,7. maddesine aykırı olduğundan davacı başlangıçtan davalı şirketin işçisi sayılarak işlem görmelidir. Bu sebeple davalı şirketin husumet itirazının yerinde görülmemiş olması doğrudur.

Öte yandan, dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin 21.03.2011 tarihinde saat 08.30'da işbaşı yapması gerekirken işbaşı yapmadığı ve saat 16.00'ya kadar çalışmadığı gerekçesi ile 4857 sayılı Kanun'un 25/II-h,ı maddesi gereğince feshedilği anlaşılmaktadır. .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin talebi ile Kartal 2. İş Mahkemesi tarafından 2011/1 D. İş sayılı dosya ile işyerinde topluca işi bırakma eylemi olduğu tespit edilmiştir.

Tespit yapan mahkemece mesai saati içinde soyunma odasında işçilerin görüldüğü, iki adet makinenin çalıştığı ancak üretim yapılmadığına ilişkin gözlem tespit tutanağında belirtilmiş; bilirkişi raporunda da aynı tespitlere yer verilmiş, ayrıca tespit sırasında mahkeme heyetinin gelmesiyle soyunma odasında bulanan işçilerin makinelerine doğru yöneldikleri ve makineleri çalıştırdıklarının tespit edildiği belirtilmiştir.

Dinlenen davacı tanıkları iş sözleşmesinin sendika üyesi olmalarından dolayı feshedildiğini belirttikten sonra, tanıklardan biri yemekhaneye asılan işveren duyurusunu okudukları sırada bunun bir eylem olarak algılandığını, toplu eylemde bulunmadıklarını; işyerinde çalışmadığı ve sendika şube başkanı olduğu anlaşılan diğer tanık ise herhangi bir eylem yapılmadığını açıklamıştır. Buna karşılık davalı tanıkları olay günü işten çıkarılan iki işçiye destek olmak ve işten çıkarılmalarını protesto etmek amacıyla eylem yapılacağının söylendiğini, mecbur kaldıkları için bir süre kendilerinin de eyleme katıldıklarını, işbaşı yapılması konusunda işyerinde uyarı yazıları asıldığını, buna rağmen davacı ve arkadaşlarının oturma eylemi yapacaklarını söylediklerini belirtmişlerdir.

Davacı vekili, olay günü davacı ve arkadaşlarının işverence asılan duyuruyu okumak için soyunma odasına girip çıktıklarını, iddia edildiği gibi bir eylem bulunmadığını belirtmiş ise de, duyurunun topluca işbaşı yapmayan işçilerin eylemlerine son vermeye ilişkin olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre iki arkadaşlarının işten çıkarılmasını protesto etmek ve onlara destek olmak amacıyla davacı ve bir kısım işçinin 21.03.2011 günü mesainin başladığı 08.30'dan itibaren 16.00'a kadar çalışmadıkları, soyunma odasında oturarak eylem yaptıkları anlaşılmaktadır. Mesai saati içinde asılan duyuruyu okumak için soyunma odasına gidildiği yönündeki davacının savunmaları inandırıcı ve dosya içeriğine uygun görülmemektedir. Davacının bir kısım arkadaşı ile birlikte geçerli bir sebep olmadan işyerinde işi bırakması, çalışmaması, uyarılara rağmen eylemine devam etmesi şeklinde gerçekleşen davranışının 4857 sayılı Kanun'un 25/II-ı maddesi kapsamında iş sözleşmesinin fesih için haklı sebebi oluşturmakta ise de, davalı işverence olayın öğrenildiği tarihten itibaren altı iş günlük süre geçtikten sonra sözleşmenin feshedildiği anlaşılmakla, yapılan fesih haksız duruma gelmiştir. Ne var ki, sözleşmenin geçerli sebeple fesih için gerekli olan makul süre aşılmadığından, derhal fesih hakkı doğuran söz konusu eylem geçerli fesih sebebi oluşturmaktadır. Açıklanan sebeplerle işverence yapılan fesih işleminin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uymayan gerekçelerle kabulü hatalıdır. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hükmün bozulmak sureti ile ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davanın REDDİNE,

3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 290,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 20.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.