2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/17969 E. , 2013/4471 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kayseri 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :6.4.2012
NUMARASI :Esas no:2011/362 Karar no:2012/2012/337
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma " davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı (kadın)'ın asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli düzenli ve sürekli gelirinin mevcut olduğu gerçekleşmiş olup, yoksulluk nafakası talebinin bu sebeple reddedildiğinin anlaşılmasına göre davacı- karşı davalı (kadın)'ın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2.Diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, "taraflar eşit kusurlu" kabul edilmiştir. Oysa davalı-karşı davacı (koca)'nın 25.03.2011 tarihinde mahkemeye başvurarak eşinin ortak konuta dönmesi için ihtar talebinde bulunduğu görülmektedir. İhtar isteği, "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebebine dayanan boşanma davasında, önceki olayların affedildiğini, en azından hoşgörüyle karşılandığını gösterir. Affedilen ve hoşgörüyle karşılanan olaylardan dolayı da eş kusurlu kabul edilemez. Bu bakımdan, ihtardan sonra karşı dava tarihine kadar, karşı davalı (kadın)'dan kaynaklanan yeni bir hadise iddia ve ispat edilmediğine göre, kadının kusuru bulunmamaktadır. Buna karşılık davalı-karşı davacı (koca)'nın eşine fiziksel ve cinsel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerle gerçekleşmiştir. Bu durumda koca tam kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylar kadının kişilik değerlerine tecavüz ettiği gibi, boşanma yüzünden mevcut menfaatlerini de kaybetmiştir. Öyleyse davacı-karşı davalı (kadın) yararına uygun miktarda maddi (TMK. md. 174/1) ve manevi (TMK. md. 174/2) tazminat takdiri gerekirken, tarafların "eşit kusurlu" oldukları gerekçesiyle bu isteklerin reddi doğru bulunmamıştır.