(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/14755 E. , 2010/16898 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 21/12/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili ve katılan davacı ... VE ARKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28/12/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat GÜLÇİN TÜRKUCU, davalı ... YÖNETİMİ vekili Avukat ... ... ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında davaya konu ... Köyü 129 ada 6 parsel sayılı 2483,86 m2 yüzölçümünde tek katlı kargir ev, iki ahır ve tarla niteliğinde, öncesinde ... ...’in iken 19/09/1987 de ölümü ile mirasçılarına kaldığı, taşınmazın paylaşma ile mirasçılardan ... ... ...’e düştüğü, onun da 10/06/2002 tarihinde ...'e sattığı, onun da 30/10/2003 tarihinde ...’a sattığını, belirtilerek ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/970 esas sayılı tescil davası bulunduğu nedeniyle ... hanesi açık olarak 29/8/2007 tarihinde tespit edilmiştir. Davacı ...’ün, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile maliki olduğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava, davaya konu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmış,yargılama sırasında ..., ..., ...; ..., ...; davaya konu taşınmaza ortak miras bırakanları ... ...'in ... sıfatıyla zilyedi olduğunu ölünce kendilerine kaldığını ve aralarında taksim yapılmadığını ileri sürerek taşınmazın ... mirasçıları adına tescili istemiyle 27/08/2009 tarihinde davaya harçlı katılmışlar,diğer yandan davacı ...; davaya konu taşınmazı eski sahibi ...’ten satın aldığını belirterek adına tescili istemiyle 26/01/2009 tarihli dilekçeyi harçlandırarak davaya katılmış,daha sonra (26/5/2006 tarihinde evlendiği eşi) ...’dan satın aldığını gösterir satış senedi sunmuştur. Mahkemece davanın REDDİNE, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm katılan davacı ... vekili, katılan davacı ... VE ARKADAŞLARI vekili ile davalı ... YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1991 yılında yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır. Yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme sonucu düzenlenen orman yüksek mühendisi raporu ile çekişmeli taşınmazın 1967 yılında kesinleşen orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın öncesinde ... adlı kişiye ait olduğu; bu şahsın 20 yıl kadar önce öldüğü, mirasçılarının mirası taksim ettikleri;mirasçılardan ... ... ...’in payına düşen dava konusu taşınmazı, 10.06.2002 tarihli zilyetlik devir senedi ile davacı ...’e sattığı, onun da Alman uyruklu ...’ye sattığı; onun da yaşça kendisinden büyük eşi davacı ...’E sattığı, 5444 Sayılı Kanunla değişik 2644 Sayılı Kanunun 35/1. maddesine göre "Yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye'de işyeri veya mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde bu amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazları edinebileceği," taşınmazın köy yerleşkesi içerisinde, imar planı kapsamı dışında, tapusuz bir taşınmaz olduğu, mevcut meri yasalara göre yabancı uyruklu kişilerin bu nitelikteki taşınmazları edinemeyecekleri, davaya konu taşınmazın davacı ...’E satılmasının, yabancı uyruklu ...’nin taşınmaz edinme engelini aşmak için kullanıldığı gerekçesi ile çekişmeli taşınmaz, Hazine adına tescil edilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Dava konusu taşınmazın davacı ve davalıların ortak miras bırakanı olan ve 1987 yılında ölen ... oğlu ...'den kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kadastro sırasında öncesi ... OĞLU ... ...' e ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal eden dava dışı 131 ada 3, 4, 5, ve 6 sayılı parsellerin öncesinde bir bütün olarak ... OĞLU ... ...'e ait olduğu, mirasının paylaşılmadığı,ancak ... kızı ... ...'in 131 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki miras payını Fransız uyruklu bir şahsa sattığı ve yabancı uyruklu kişilerin de zilyetlik hükümlerine göre taşınmaz edinemeyeceği gerekçesiyle ... ...'in miras payı Hazineye verilerek ... mirasçıları adına, 3, 4 ve 6 sayılı parseller ise ...'ya da pay verilmek suretiyle yine ... mirasçıları adına tespit edilmiş, 6 sayılı parselin tespiti kesinleşmiştir. Aynı köydeki 129 ada 13 sayılı parsel kadastro yoluyla ... mirasçıları adına tescil edilmiştir. ... OĞLU ... ...'den intikal eden ve çekişmeli taşınmaz ile öncesinde bir bütün olan dava dışı 131 ada 5,3 ve 4 sayılı parsellerin tapu kayıtları ile ... mirasçıları adına tespit edildiği anlaşılan 129 ada 13 sayılı parselin ve ... mirasçıları adına tesbit ve tescil edilen başka parseller varsa onlara ait tutanak örnekleri ile bunlardan hükmen kesinleşmiş olan parsel ya da parsellerin hüküm dosyaları getirtilmemiş, ... mirasçıları arasında geçerli bir paylaşım yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. ... mirasçıları arasında geçerli bir paylaşım yok ise miras bırakan ...'in ölüm tarihine göre mirası elbirliği (iştirak) mülkiyet halinde mirsçılarına intikal ettiğinden mirasçılardan birinin tek başına taşınmazı üçüncü kişiye satması hukuki sonuç doğurmaz. Bu durumda taşınmazın mirasçıların tümü adına elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tescili gerekir. O halde, taraflar arasında, dava konusu taşınmazın ortak miras bırakandan kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, miras bırakanın ölümünden sonra terekenin mirasçıları arasında yöntemince paylaşılıp paylaşılmadığı ve uyuşmazlığa konu taşınmazın paylaşım sonucu hangi tarafa isabet ettiğine ilişkin olduğu, paylaşıma dayanan tarafın, Medeni Yasanın 6. maddesi gereğince paylaşımın varlığını, paylaşım tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetlerini, Kadastro Yasasının bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 15. maddesi uyarınca harici paylaşımın belgeler, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabileceğinden mahkemece, paylaşıma dayanan taraftan bu konuya ilişkin delilleri sorulmalı, paylaşım yapılmışsa, paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazdaki payına karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kadastro sırasında kimin adına tesbit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilip incelenerek bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu denetlenmeli, ... süreli kullanmanın harici paylaşımın karinesi olabileceği, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı gözönünde tutularak ... mirasçıları adına tespit edilip kesinleşen tutanakların kesinleşme nedeninin ne olduğu, keza tapuya tescil edilen parsellerin hangi gerekçe ile tescil edildiği araştırılmalı, hükmen tescil edilenlerin hüküm dosyası getirtilmeli, miras bırakandan kalan diğer taşınmazların mirasçılar adına elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tescil edilmiş olmasının mirasın paylaşılmadığına karine olacağı düşünülerek, toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.