(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/8932 E. , 2012/18573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili davacının iş sözleşmesinin 24.10.2011 tarihinde haklı ve geçerli bir sebep olmadan tazminatsız olarak feshedildiğini yapılan feshin usule uygun olmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren vekili; davacının üretim hataları yaptığını, savunması alınarak yazılı olarak uyarılmasına rağmen son alınan savunmasında hatasını haklı gösterecek bir gerekçe göstermemesi karşısında, davacının iş sözleşmesini otuz günlük ücreti ile karşılanması mümkün olmayan miktarda zarara sebep olması nedeniyle haklı sebeplerle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının işveren tarafından uyarılmasına ve yeniden metod eğitimine tabi tutulmasına rağmen benzer nitelikte hataları tekrarlaması 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve 19. maddesi kapsamında geçerli nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı İş Kanununun 25 II- ( ı ) bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere otuz günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir. Bu noktada zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin otuz günlük ücretinin brüt ya da net ücret olduğu noktasında 4857 sayılı İş Kanununda herhangi bir açıklık olmasa da, bu durumda işçi lehine yorum ilkesi uyarınca brüt ücretin esas alınması gerekir. otuz gün, bir aydan farklı bir kavramdır. Bu noktada işçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin otuz katı tutarı dikkate alınmalıdır. Zararın otuz günlük ücreti aşması durumunda işverenin fesih hakkı doğar ve işçinin zararı derhal ödemiş ya da ödeyecek olması, işverenin bu hakkını ortadan kaldırmaz. İşverence zarar tutarının işçiden talep edilmemiş oluşunun da feshe hakkını olumsuz etkileyen bir yönü bulunmamaktadır.
Somut olayda davacının iş sözleşmesi 27.10.2011 günlü fesih bildirimi ile davacının operasyonuyla ilgili tüm eğitimlerin verilmiş olmasına rağmen, metoda uygun çalışmayarak gerekli kontrolleri yapmaması, işini savsaklayarak işvereni otuz günlük ücreti tutarıyla ödenemeyecek derecede kayba uğrattığı gerekçesiyle 27.10.2011 tarihi itibariyle 4857 sayılı İş Kanununun 25/ll-ı bendi uyarınca feshedilmiştir.
İşveren tarafından davacının iş sözleşmesi yaptığı metod hataları ile otuz günlük ücreti ile karşılanamayacak tutarda zarara uğrattığı iddiası ile 4857 sayılı İş Kanununun 25/ll-ı bendi uyarınca feshedilmiş, mahkemece hatalı üretilen malın çalışanlara dağıtılma ve bu suret ile de işveren açısından değerlendirileme ihtimali bulunduğundan tüm maliyetin zarar olarak değerlendirilemeyeceğinden oluşan zararın haklı fesih sebebi oluşturacak düzeye eriştiğinin ispatlanamadığı, davacı gibi kıdemli bir işçinin defaten uyarılmasına ve yeniden metod eğitimine tabi tutulmasına rağmen benzer nitelikte hataları tekrarlaması 4857 sayılı İş Kanunu’nun nın 18. ve 19. maddesi kapsamında işçinin veriminden kaynaklanan geçerli fesih sebebi oluşturacak nitelikte olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının fesih öncesi defaten uyarıldığı, gerekli eğitim verildiği halde hataların tekrar edilerek işverence yapılan feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmişse de davacının davalı şirkete ait işyerinde fesih tarihine göre yaklaşık on beş aylık çalışması olduğu anlaşılmaktadır. Yine davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesi otuz günlük ücreti ile karşılanamayacak işvereni zarara uğrattığı gerekçesi ile feshedilmiş olup mahkemece davacının işverene kusuru ile bir zarar verip vermediği, işverenin bir zararı varsa davacının zararın oluşmasında bir kusurunun olup olmadığı, kusuru varsa kusuruna isabet eden tutarın davacının otuz günlük ücretini aşıp aşmadığı konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla belirlenmeden hatalı üretilen ürünlerin işveren tarafından çalışanlara dağıtılmak suretiyle değerlendirilebileceği varsayımından hareketle feshin haklı fesih nedeni oluşturmadığından bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.