Aramaya Dön

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/16638
Karar No
K. 2010/12561
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2009/16638 E.  ,  2010/12561 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda belirtildiği şekilde 25.538.83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.12.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... geldi, karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava 18.05.1998 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 4,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece davalılardan ... AŞ’nin kusuru bulunmadığı gibi üst işverende olmadığından ... AŞ’ne yönelik davanın reddine, % 10 oranında takdiri indirim uygulanmak suretiyle maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve davalı ...’den tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davalı ... AŞ’nin asıl işveren olmadığına ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu anlaşılmaktadır

Gerçekten, bir iş kazası sonucu, zarara uğrayan işçi kural olarak maddi veya manevi tazminat taleplerini, ancak işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilebilir. Bunun dışında, aracı olarak tabir edilen kişiler aracılığı ile işe alınan işçilerin uğrayacakları zararlardan dolayı, asıl işveren kusur bulunmasa bile aracılarla birlikte olay tarihinde yürürlükte bulunan 1475 sayılı yasanın 1/son maddesi uyarınca sorumlu olur.

Gerek 1475 sayılı İş Kanununun 1/son, gerekse 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 87/2. maddelerinde; aracının hukuksal açıdan tarifi yapılmış kimlerin aracı veya halk arasındaki deyimi ile "Taşeron" sayılacağı belirlenmiştir. Buna göre; aracıdan bahsedilebilmek için; öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerinden bir iş alt işverene devredilmelidir. Bu gibi durumlarda üst-alt işveren ilişkisinden söz edilebilir. Buna karşılık, bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda, ortada aracı denilen kurumdan söz edilemeyeceğinden artık üst-alt işveren ilişkisi ortada bulunmamaktadır. Çünkü burada iş tamamıyla ve bütün olarak bağımsız bir işverene devredilmektedir.

Somut olayda Davalı ... AŞ’ne ait rafineride bulunan bir kısım akaryakıt tanklarının bakım ve onarımının yapımının diğer davalı ... tarafından üstlenildiği ve davacının ... işçisi , yapılan işin de üretim faaliyetinin gereği olduğu, her iki davalının işçilerinin aynı fabrika sahası içerisinde çalıştıkları, davacının bakım onarım işinde kullanılacak kumlama kazanının indirilmesi sırasında kazalandığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Bu duruma göre de ... AŞ’nin işi bütünüyle devrinin söz konusu olmadığı açıktır. ... AŞ ile ... arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetine göre ... AŞ’nin işverenlik sıfatının ortadan kalkmadığından aralarındaki ilişkinin üst-alt işveren olarak değerlendirmesi gerekir.

Hal böyle olunca da hüküm altına alınacak tazminat alacaklarından üst işveren olan. ... AŞ’nin kusur bulunmasa bile sorumluluğu yoluna gitmek gerekirken, davalı taraflar arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilmesinde hataya düşülerek ... AŞ’nin kusurunun bulunmadığı ve üst işveren olmadığından bahisle anılan davalıya yönelik davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre maddi tazminatın hesabı ve manevi tazminatın miktarına yönelik sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davacı yararına takdir edilen 750.00-TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu 1475 sayılı İş Kanunu K1475 md.87/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog