Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/10862
Karar No
K. 2010/17114
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2010/10862 E.  ,  2010/17114 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.09.2007 gün ve 2007/11890-11472 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu, bu kararın Orman Yönetimi için kesin delil oluşturmasa da güçlü delil oluşturacağı, uzman bilirkişi raporuyla orman sınırları dışında olduğunun belirlendiği gerekçesiyle reddine karar verilmişse de, bilirkişiler tarafından, çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakılıp bırakılmadığının belirlenmediği, uzman bilirkişiler tarafından çekişmeli taşınmazın 1942 yılı orman kadastrosu ile belirlenen orman sınır hattına irtibatlı krokisi düzenlenmediği,. ... elemanı bilirkişinin düzenlediği irtibatlı kroki de 1942 orman sınır hattına irtibatlı olmadığı, , Hazinenin taraf olduğu bir mahkeme kararı, ... için kesin hüküm oluşturmayacağı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla, 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun, sadece ... İdaresinin dayandığı ... Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, Vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun geçerliliğini sürdürdüğü, 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerin sınırlandırılmıştır. 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre, istisnalar dışında tüm ormanların devletleştirildiğinden, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, sadece 1942 yılı orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle belirlenemeyeceği, ... Köyünde 1952 yılında çalışan I ve 2 numaralı makiye ayırma komisyonları, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulmuş, ayrıca bu komisyonun yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlediği, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için ... tevzi işlemleri de yapılmadığı, bu nedenle, mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösteren 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanak ve özellikle 1942 yılında düzenlenen haritaları ve çekişmeli taşınmazı geniş çevresi ile birlikte gösteren 1/5000 ölçekli genel arazi kadastro paftası getirilmeli, önceki bilirkişiler dışında üç orman mühendisi, bir harita mühendisi ve bir ... elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1942 yılı orman kadastrosuna ve 1976 yılı aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamasına ilişkin çalışma tutanakları ve haritaları ölçekleri denkleştirilmek suretiyle sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 20 ya da 30 adet orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde, çekişmeli taşınmazın 1942 yılı orman kadastro haritasındaki orman sınır hattına ve 1976 yılında belirlenen orman sınır hattı ile maki hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hatlarıyla ile irtibatlı ayrı renkteki kalemlerle çizilmiş müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre, 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, 1976 yılında yeniden yapılan orman kadastrosunda çekişmeli parselin kısmen orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, bu işleme de değer verilemeyeceği, ancak 1942 orman sınırları dışında bırakılan bir yerin 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilerek sonraki orman kadastro işlemlerinde orman olarak sınırlandırılabileceği, makiye ayrılan yerler için özel yasaları gereği oluşturulmuş bir tapu kaydı bulunmadığı sürece, makiye ayrılan yerin orman sınırları dışına çıkarıldığının kabul edilemeyeceği, gözetilerek bir karar verilmesi” değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda bu kez davanın kabulüne, çekişmeli ... Köyü 2444 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmaz için kadastro yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tescile ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir. ... Köyünde 1988 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 2444 sayılı parsel sayılı 3031 m2 yüzölçümündeki çekişmeli parsel öncesinde dava dışı 2440 ila 2443 sayılı parsellerle bir bütün olarak C.evvel 1278 tarih ve 82 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından söz edilerek tarla niteliğiyle, ... adına tesbit edilmiş, ... Yönetiminin tapuya dayalı davasının reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 20.01.1992 gün ve 1991/1553-340 sayılı kararının temyiz yolu kullanılmadan kesinleşmesiyle ... adına tescil edilmiş, Hazine tarafından açılan tapu iptal tescil davasının çekişmeli taşınmazın 1952 yılında makiye ayrıldığının uzman bilirkişi raporları ile belirlendiği gerekçesiyle reddine ilişkin ... Asliye ... Hukuk Mahkemesinin 01.11.1996 gün ve 1995/749-860 sayılı kararı Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiştir.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K1744 md.2 K11472 md.5
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.