Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/15304
Karar No
K. 2009/7586
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2008/15304 E.  ,  2009/7586 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı karşı davacı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duşumasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan ... ve vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı köy muhtarlının 10.5.2002 tarihinde kendisine ihale ile bir disco ve büfe kiraladığını, kiralananın yapı kullanma izni bulunmaması ve bu yer hakkında yıkım kararı olması nedeniyle işletme ruhsat alamadığını, kendisine kiralanmadan önce 29.3.2001 tarihli valilik yazısı gereğince mühürlü bulunduğunu, kiralanana 250.000 YTL tutarında faydalı ve zorunlu masraf yaptığını, 9.000 YTL davalıya kira bedeli ödediğini, davalının sözleşmeden ve BK 249 maddesinden doğan yükümünü yerine getirmediğini, sözleşmede imzaları bulunan diğer davalılar ihtiyar heyetinin de şahsi sorumluluklularının bulunduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshine, yoksun kalınan kar nedeniyle şimdilik 5.000 YTL'nin tahsiline, ayrıca yapılan masraf ve ödenen kira nedeniyle de şimdilik 5.000 YTL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, 6.12.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de toplam 119.000 YTL'nin tahsilini istemiştir. Davalılar, 16.7.2002-23.9.2002 döneminde davacının sezonluk ruhsat aldığını, yıkım kararının yalnızca duş ve WC'lere ilişkin olduğunu, kiralanan yönünden yıkım kararı bulunmadığını, davacının kiralananı başka bir şahsa alt kiraya vermesi nedeniyle ruhsat alamadığını, diğer davalı gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davalı kiralayan muhtarlığın BK 249 maddesi kapsamında kiralananın kullanmaya elverişli biçimde bulundurmadığı, davacı ilk yıl için geçici izin belgesi almış isede ikinci yıl vekili aracılığı ile yaptığı müracatının dava dışı idarece reddedildiğini; kiralanan yönünden yıkım kararı bulunduğu, işyerinin kaçak olması nedeniyle 1.8.2003 tarihinde dava dışı idare tarafından davacıya ait eşyalar kiralanandan boşaltıldığı ve mühürlendiği gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle sözleşmenin feshine, 112.000 YTL yoksun kalınan gelir (kar) bedelinin, 627 YTL imalat bedelinin, 1.524 YTL kira bedelinin ve 5.000 YTL teminat bedelinin sözleşmenin tarafı olan köy tüzel kişiliğinden tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacı bu davasında diğer talepleri yanında kiralanın ayıplı ve kaçak yapı olduğunu, dava dışı idare tarafından tahliye edildiğini, ihtarına rağmen davalı kiralayanın BK 249 maddesinden doğan yükümünü yerine getermediğini ileri sürerek sözleşmenin feshine ödediği kira paralarının tahsilene karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasında kira ilişkisi kurulduğunda ihtilaf yoktur. Bu durumda davacının az yukarıda açıklanan iradesi ve bunun sonuçları üzerinde durulmalı ve hukuki açıdan sonuca ulaşılmalıdır. Taraflar arasındaki sözleşme tam iki yanlı (karşılıklı) sözleşme olup, bu tür sözleşmelerde taraflardan her biri hem alacaklı, hemde borçlu durumundadır. Bu nitelikteki bir sözleşmede borçlu temerrüdünden söz edebilmek için BK 81 maddesi hükmüne göre bir yanın kendisine düşen borcu yerine getirmiş olması yada yerine getirmeye hazır olduğunu öteki tarafa bildirmiş olması gerekir. Böyle bir durumda, edimini yerine getirmiş olan veye yerine getirmeye hazır olduğunu bildiren tarafa alacaklı heniz edimini yerine getirmeyen tarafa da borçlu denir. İşte tüm iki taraflı sözleşmelerde borçlunun temerrüdü durumunda alacaklıya BK 106 maddesi kapsamında şu olanaklardan birini seçmek yetkisi tanınmıştır. a)Edimin (borcun) aynen yerine getirilmesi ve geçikmeden dolayı uğradığı zarar giderimini istemek b) Edimin aynen yerine getirilmesini reddedederek, uğradığı olumlu (müsbet) 2008/15304-2009/7586 zararını istemek c)Edimin aynen yerine getirilmesini redderek sözleşmeden dönüp aktin feshini istemek ve olumsuz (menfi) zarar için giderim istemektir. Önemle vurgulamak gerekir ki kiraya veren teslime ilişkin borç yükümünü yerine getirmez ve kiralananı kira süresince BK 249 maddesi anlamında kiracının kullanımına elverişli olarak bulundurmaz ise kiracı, az yukarıda açıklanan BK'nun 106 maddesi kapsamında kendisine verilen seçimlik haklardan herhangi birini kullanabilir. Davaya konu olayda davacı aktin feshini ve ödediği kira parasının tahsilini istemekle BK 106 maddesinde öngörülen seçimlik hakkını sözleşmeden dönme yönünde kullanmıştır. Hal böyle olunca sözleşmeden dönen davacı kiracı, sözleşme ilişkisini geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmıştır. Dönme hakkı, bozucu yenilik doğuran haklardandır. Gerçekten bu hakkın kullanıması, var olan bir hukuksal ilişkiyi ortadan kadırır. Dönme ile sona eren sözleşme ilişkisi artık bir sonuç doğurmaz. Ne varki davacı, kira sözleşmesinden dönmek kira ilişkisini ortadan kaldırdığından aynı sözleşmeye dayanarak olumlu(müspet) zararın kapsamında yer alan gelir (yoksun kaldığı kar) yönünden talepte bulunamaz. Seçimlik hakkını bu yönde kullanmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece 112.000 YTL yoksun kalınan kar bedeline hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 625.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.60 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 2.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog