(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/14664 E. , 2010/17113 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapuya dayanılanarak, imar ve parselasyon ile davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının iptaline ve adlarına tapuya tesciline davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı gerçek kişi 09.11.2007 tarihli dilekçesiyle, ...-... mahallesi ... mevkii 4041 sayılı parseli ihale ile Hazineden satın aldığı, tapuda adına kayıtlı olduğu, parselinde imar uygulaması yapılmadığı halde, yapılan imar ve parselasyonda parselinin 1838 m2 bölümü üzerinde ihdasen 2031 ada 1 parsel sayısı ile oluşturulan parselin mükerrer ve yolsuz olarak ... adına tapuya kayıt edildiği, yolsuz tapu kaydının iptalini istemiştir. Mahkemece Hazine ve ... Belediyesi aleyhine açılan davanın husumetten REDDİNE, ... aleyhine açılan davanın KABULÜ ile çekişmeli 2031 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının iptaliyle, 4041 parsel içinde davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından davalı ... ve Hazine aleyhine açılan davanın reddine ilişkin hüküm, davalı gerçek kişi tarafından tapu iptal ve tescile ilişkin hüküm temyiz edilmiştir. Dava, tapuya dayanılanarak, imar ve parselasyon ile davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının iptaline ve adlarına tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 04.06.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. ...-... Mahallesi ... mevkii 4041 parsel sayılı 30860 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, 1988-1992 arasında 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosunda, ... evlatları ... Ev, ... ..., ... ve ... kullanımında olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşmesiyle tapuya kayıt edilmiş, 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ihalede İhale Komisyonunun 24.06.2003 gün ve 251 sayılı kararıyla ... ya ... ve 08.09.2003 tarihinde ... adına tapuya kayıt edilmiş, aynı tarihte beyanlar hanesinde kullanıma ilişkin şerh de tapudan terkin edilmiş, Kadastro Müdürlüğünün 17.01.2005 gün ve 251 sayılı yazısı ile parselin aynı yer 2031 ada 1 parsel ile üst üste çakıştığına ilişkin şerh yazılmıştır. 2031 ada 1 sayılı parsel ise 03.04.1998 tarhinde tapuya geçirilen imar ve parselasyonda ... belediyesi adına ihdasen tescil edilmiş, 10.10.1998 tarihinde S.S. ... Evler Arsa ve Konut Yapı kooperatifine, 09.02.2000 tarihinde ise ...’e ..., 12.2.2001 tarirhinde 907 yevmmiye ile 775 öi 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre satış işlemi yapılamayacağına ilişkin şerh yazılmış bu şerh 16.08.2001 gün ve 5007 yevmiye ile silinmiştir.
1.Tapu iptal tescil davalarında daval sıfatı tapu malikine ait olup, Hazine yada Belediyenin davalı sıfatı yoktur. çekişmeli 4041 sayılı parsel ..., 2031 ada 1 parsel ise davalı ... adına kayıtlı olduğuna göre, 3031 sayılı parselin tapu kaydını iptali istemiyle açılan davada davalı sıfatı ...’ün olup, Hazine ve ... Belediyesinin davalı sıfatı yoktur. bu nedenle aleyhlerine açılan davanın husumetten reddi doğru olup, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarına gelince; ... tarafından davalı sıfatıyla Hazine, ... Belediyesi ve ... aleyhine, kendi adına tapuda kayıtlı ... Köyü 4041 sayılı parselin bir bölümünde imar ve parselasyon ile mükerrer oluşan ve davalı ... adına kayıt edilen 2031 ada 1 sayılı parselin yolsuz oluşan tapu kaydını iptali ve adına tescili istemiyle açılan davanın, Hazine ve ... Belediyesi yönünden husumetten reddine, ... aleyhine açılan davanın ise imar uygulamasına ilişkin işlem iptal edilmeden açılamayacağı için reddine ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2007 gün ve 2005/77-151 sayılı kararı süeris içinde tebliği deilmediğin için 06.11.2007 tarihinde kesinleşmiştir. ... tarafından 02.05.2007 tarihinde davalı sıfatıyla ... Belediyesi aleyhine kendi adına 4041 parsel sayısı ile tapuda kayıtlı taşınmazın bir bölümünün mükerer olarak ... adına tapuya kayıt edilmesine ilişkin 09.02.1998 gün ve 46 numaralı encümen kararının iptali istemiyle açtığı davanın kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin 09.01.2008 gün ve 2007/780-15 sayılı kararı, davalı ... Belediyesinin temyizi üzerine ... Dairesinin 24.02.2010 gün ve 2008/6433-1711 sayılı kararı ile onandıktan sonra, ... ... vekiline 14.04.2010, ... Belediyesi vekiline de 20.04.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, karar düzeltme yolu kullanılmadığı için kesinleşmiştir.
Somut olayda; çekişmeli taşınamzda keşif yapılmamıştır. Ancak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/77-2007/151 sayılı dosyasında14.11.2006 tarihinde yapılan keşif sonucu Harita Mühendisi Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen raporda 2031 ada 1 sayılı parselin tamamını 4041 sayılı parselin çap sınırları içinde kaldığı bildirilmiş, ancak çekişmeli taşınmazın bunduğu yerde yapılan orman kadastrous ve 2/B işlemlerinde çekişmeli taşınmazın en gibi işlem gördüğü saptanmamıştır.
Diğer taraftan, çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu 4041 sayılı parselin 1345 parsel sayılı 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ... 1345 sayılı parselden ifraz edilerek 2924 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan kadastroda Hazine adına tesbitini kesinleştiği, başka deyişle taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu yönünde taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4041 parsel sayısıyla 2924 sayılı yasa hükümlerin egöre yapılan kadastroda Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış yer olarak 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosu ile Hazine adına tapuya kayıt edilen İhale Komisyonunun 24.06.2003 gün ve 251 sayılı kararıyla ... ya satılan parselin tapu kaydına mı, yoksa; 03.04.1998 tarhinde tapuya geçirilen imar ve parselasyonda ... belediyesi adına oluşan ve 10.10.1998 tarihinde S.S. ... Evler Arsa ve Konut Yapı kooperatifine, 09.02.2000 tarihinde ise ...’e satış yoluyla oluşan tapulardan hangisine değer verileceğine ilişkindir. 2896 ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince, orman rejimi dışına çıkarma işlemi sadece Hazine adına yapılacaktır. Bu gibi yerler Hazineni özel mülkiyetindeki taşınmazlardan farklı olarak 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre tasarruf edilebilmesi için ... ve Orman Bakanlığının tasarrufuna geçer. Bu yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü yoktur. Aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki "... diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır" hükmü ve 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.'nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen "... kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri yoktur. Başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde olup, buna dayanan tescil de M.Y.'nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu" Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler özel yasalarına tabidir. H.G.K'nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazların hakkında M.Y.'nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamaz.Yasalarımız nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiğinden (M.Y.- Md. 1025.(933)), bu tür yerler için ihdasen Hazine yada belediyeler adına oluşturulan tapuların hukuk değer verilemez.
Açıklanan hususlar gözetildiğinde hem davacı hem davalıya ait tapu kayıtları yolsuz tescil niteliğinde olup, her ikisine de değer verilemezse de, ... tarafından, davalı ... adına kayıtlı 2031 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının dayanağı olan ... Belediye encümeninin imar ve parselasyona ilişkin işlemi iptal edildiği, bu nedenle davalı adına olan tapu kaydının yasal dayanağı kalmadığı gibi, ... İdare Mahkemesinin 09.01.2008 gün ve 2007/780-15 sayılı kararının tarafları yönünden kesin hüküm oluşturduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı gerçek kişiye yükletilmesine 30/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.