Esas No
E. 2013/2194
Karar No
K. 2013/26316
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2013/2194 E.  ,  2013/26316 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadıköy 5. Aile Mahkemesi

TARİHİ :26.06.2012

NUMARASI :Esas no:2011/1020 Karar no:2012/533

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı İskender (bu davada davalı) evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebebine dayanarak İskenderun'da boşanma davası açmış, davalının süresi içinde ileri sürdüğü yetkisizlik itirazı kabul edilip Kadıköy Aile Mahkemesinin yetkili olduğu belirtilerek 27.05.2008 tarihinde yetkisizlik kararı verilmiştir. Yetkisizlik kararının 15.01.2009 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafın ise dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için 30.01.2009 tarihinde başvurduğu görülmüştür. Başvuru tarihinde yürürlükte olan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 5236 sayılı Kanunla değişik 193. maddesinin 3. fıkrası gereğince; bir davada mahkemenin görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi halinde, davacının, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur. Aksi halde dava açılmamış sayılır. Bu süre hak düşürücü süre olup, hakim tarafından re'sen dikkate alınması zorunludur.Ne var ki açıklanan husus dosyanın yetkisizlikle gönderildiği Kadıköy Aile Mahkemesince farkedilmemiş ve yargılamaya devam edilerek tarafların boşanmalarına, davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm Dairemizce "yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra mahkemesine gönderme talebinin 10 günlük süre geçirilikden sonra 30.01.2009 tarihli dilekçe ile istendiği, gerçekleşen bu durum karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 193/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Mahkemece davacı tarafından boşanma hükmünün temyize konu yapılmadığı ve bu nedenle hükmün boşanma hükmü ile ilgili bölümünün kesinleştiği gerekçesiyle sadece hükmedilen tazminat ve nafakalar yönünden bozma kararına uyma kararı verilerek, sadece bu yönlerden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Oysa ki Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 193. maddesinde öngörülen süreden sonra gönderme talebinde bulunulması halinde, dava tüm yönlerden yasa gereği kendiliğinden açılmamış hale gelmiştir.Bu durumda, var olan bir boşanma hükmünden bahsedilemez. Mahkemece boşanma hükmünün kesinleştirilmesi, aslında var olmayan bir hükmü hukuken geçerli kılmaz. Bu durumda kesinleşmiş bir boşanma hükmünün varlığından söz edilemez ve tarafların evlilik birliğinin halende devam ettiğinin anlaşılmasına göre, mahkemece davanın reddî yerine, davacı kadın yararına boşanmanın fer’i niteliğindeki maddi ve manevi tazminat (TMK.md.l74/l-2) ile yoksulluk nafakasına (TMK.md.175) hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir (HGK. 18.01.2012 tarih 2011/2-260 esas 2012/1 karar ).

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13.11.2013 (Çar.)

 

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.