12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/5348 E. , 2022/11767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Alacaklıların temyiz itirazlarına gelince; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Alacaklılar tarafından iki adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; dayanak çeklerin teminat için verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, istemin kabulü ile muteriz borçlu yönünden takibin iptaline karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği görülmektedir. İcra takibine dayanak yapılan senedin teminat olarak verildiği iddiası,
İİK’nun 169/a maddesinde düzenlenen borca itiraz niteliğinde olup,
İİK’nun 169/a-5. maddesi gereğince itirazın kabulü kararı ile takip durur.
Somut olayda, takibin dayanağı olan çeklerin üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmuyor ise de çeklerin taraflar arasındaki sözleşme gereği teminat olarak alındığı her iki alacaklının da kabulünde olup, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre senet üzerinden anlaşılmayan teminat iddiaları İİK'nun 169/a. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olduğundan İİK’nun 170/a maddesi kapsamında değerlendirilemez.
O halde, İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.