2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2011/22294 E. , 2012/17914 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aksaray 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :27.4.2011
NUMARASI :Esas no:2010/706 Karar no:2011/349
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan delillerden, davacı-davalı kadının eşinin ailesinin müşterek haneye gelmesini istemeyip ailesi ile görüşmesini kısıtladığı ve eşinin annesine ağır hakaretler ettiği, davalı-davacı kocanın ise annesinin evliliğe müdahalesine ve eşine hakaretlerine sessiz kaldığı, eşini tehdit edip oumuzuna vurmak suretiyle şiddet uyguladığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve eşinin kardeşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Gerçekleşen olaylar karşısında davalı-davacı koca da dava açmakta haklıdır, davalı-davacı kocanın davası yönünden TMK'nın 166/2 maddesi koşulları gerçekleşmiştir. Davalı-davacı kocanın boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple davalı-davacı kocanın reddedilen boşanma davası yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı-davalı kadının kabul edilen boşanma davası ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 28.06.2012 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI Değerli çoğunluk "davadan sonra" gerçekleşen olayları boşanma hükmüne esas alabilmiştir. Oysa böyle bir usul hukuku kuralı pozitif hukukta bulunmamaktadır. Nitekim bu sebeple değerli çoğunluk tarafından bir usul hükmüne bir atıf da yapılamamıştır. Çünkü böyle bir usul hukuku normu yoktur. Farklı düşünüyorum.