(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9110 E. , 2009/1300 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Elektrik A.Ş. adına 548.250 m2’lik alanda ...-... arasındaki ormanlık alan içinde kalan bölgeler için 20.1.1979 gün ve 001584 no’lu taahhütnameye istinaden 99 yıllığına enerji nakil hattı için tahsis işlemi yapıldığını, ancak şirket adına yapılan imtiyaz sözleşmesinin 12.6.2003 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlükten kaldırılması ile tahsis işleminin sona erdiğini, ... Elektrik A.Ş.’nin de ... Genel Müdürlüğü adına devredildiğini, ... tarafından kendilerine devredilen tesisler için 4.4.2002 tarihli protokolün uygulamaya konulduğunu, ancak davalı Kurumun tahsis bedellerini ödemediğini ileri sürerek, ödemesi gereken 2004 yılı tahsis bedeli 2.829,39 YTL, 2005 yılı tahsis bedeli 3.001,69 YTL’nin ve 2006 yılı tahsis bedeli 3.093,76 YTL’nin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren gecikme cezası ve KDV’leriyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, kendisine karşı dava açılamayacağını, kaldı ki davanın dayanağı olan 6831 sayılı Orman Kanununun 17/3. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle taraflar arasındaki protokolün yasal dayanağının da kalmadığını, ayrıca yeni getirilen yasal düzenleme gereğince kamu kurum ve kuruluşlarından tahsis bedellerinin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın gerek husumet gerekse esastan reddini dilemiştir. Mahkemece, 6831 sayılı yasanın 17/3. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, aynı maddenin 5192 sayılı kanunla yapılan ve 17.6.2004 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemesinde “...Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz.” Hükmünün getirildiği, davanın dayanağı olan 4.4.2002 tarihli protokolün, anılan maddenin eski şeklinin yürürlükte olduğu sırada düzenlendiği, ancak söz konusu yasal değişiklikten sonra protokolün yasal dayanağının kalmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, taraflar arasında imzalanan 4.4.2002 tarihli protokol gereğince davalının ödemesi gereken tahsis bedellerinin ödetilmesi istemiyle eldeki davayı açmış, davalı ise Orman Kanununda yapılan yeni yasal düzenlemeler gereğince tahsis bedellerini ödemekle yükümlü olmadığını savunmuştur. Mahkemece 4.4.2002 tarihli protokolün, 6183 sayılı yasanın 17. maddesinde yapılmış olan değişiklikten önce düzenlendiği, ilgili maddede, 17.6.2004 tarihinde 5192 sayılı yasa ile yapılan yeni düzenlemede, Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret bulunması halinde devletçe yapılan ve/veya işletilen tesislerden bedel alınmayacağının hükme bağlandığı, bu durumda “...Devlet ormanlarında kamu yararına olan her türlü bina ve tesisler için gerçek ve tüzel kişilere Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığınca izin verilebilir.” şeklinde eski hükmün ve buna göre düzenlenen protokolün uygulanma olanağının kalmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de, Davalı ... 15.9.1993 tarih ve 21699 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 233 sayılı kanun hükmünde kararnameye göre kurulmuş bir kamu iktisadi teşebbüsü olup, aynı kararnamenin 4. maddesine göre de özel hukuk hükümlerine tabidir. Dava konusu olayda da davalı ...’ın gelir sağlamaya yönelik faaliyetleri nedeniyle ve özel hukuk hükümlerine göre düzenlemiş olduğu protokol gereğince ödenmesi gereken tahsis bedellerinin tahsili talep edilmiş olup, davalı ..., protokol gereğince taahhüt etmiş olduğu tahsis bedellerini ödemekle yükümlü olduğu gibi, yeni düzenlemede “...Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz.” hükmünde sözü edilen “Devlet” kapsamında da değildir. O halde mahkemece davalının protokol gereğince ödemesi gereken tahsis bedelleri belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.