(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/2783 E. , 2012/18107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, ekonomik kriz nedeniyle sigorta sektöründe olumsuzluklar yaşandığı, olumsuz durumun etkilerinin azaltılması için müvekkilinin belli ölçülerde küçülmeye gidilmesine karar vererek bazı birimleri kapattığını veya birleştirdiğini, bu kapsamda 29 çalışanın iş sözleşmesine toplu olarak son verildiğini belirterek bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalının fesih bildiriminde gösterdiği sebeplerin işçi çıkarımını zorunlu hale getirdiğinin kanıtlanmadığı, feshin son çare olması ilkesinin uygulanmadığı, bir kısım yeni işçilerin alındığı, kısa süreli çalışma, ücretsiz izin, işçi ücretlerinin düşürülmesi, genel giderlerin kısılması gibi tedbirlerin alındığının kanıtlanmadığı ve bu sebeple davanın kabulü gerekttiği gerekçesi ile davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkânlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda işverence organizasyon yapısında bir kısım değişiklikler sebebiyle davacının iş sözleşmesi feshedilmiştir. Davalı işverene ait bölge müdürlüklerinin kapatılmasının şirket merkezinde iş gücü fazlalığı meydana getirip getirmediği hususu araştırılmamıştır. İşverenin organizasyon yapısındaki bu değişiklikler sebebiyle işçi çıkartılmasının gerekli olup olmadığı, davalı işverence fesihten sonra yeni işçi alındığı belirtilmesine göre alınan yeni işçilerle iş sözleşmesi feshedilen işçilerin aynı vasıfta olup olmadıkları hususlarını açıklığa kavuşturacak şekilde bilirkişi raporu da alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.