(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/19603 E. , 2012/18813 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, yetki tespitinin kanuni şartları taşımaması sebebiyle iptaline veya davalı sendikanın davacı işyerlerinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacı işyerlerinde davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmak için kanunun aradığı gerekli çoğunluğu sağladığına ilişkin davalı bakanlığın gönderdiği 04/01/2010 tarih ve 81-247 sayılı yetki tespit yazısında belirtilen işçi ve üye sayısının hatalı olduğunu, davalı sendikanın işkolu barajını da aşamadığını, ayrıca davalı sendikanın üye fişlerini üç iş günü içinde göndermediğini iddia ederek davalı sendika lehine yapılan yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili, davacının davayı süresi içinde açmadığını, davalı sendikanın iş kolu barajını geçtiğini, üç iş günü içinde üyelik fişlerinin verilmemesinin yetki tespitinin iptalini gerektirmediğini ve davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı sendika vekili ise, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere bilirkişi raporuna dayanılarak davalı sendikanın davacı işverenin işyerlerinde çoğunluğu sağlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı sendikanın davacıya ait işyerlerinde çoğunluğu sağlayıp sağlayamadığı ve bu itibarla olumlu yetki tespitinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Öncelikle, olumlu yetki tespit işlemi konusunda taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlık yetkili iş mahkemesince çözülmelidir. Olumlu yetki tespit işlemine karşı itiraza ilişkin yetki kuralına ise 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 15. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu maddenin 1. fıkrasında, “Kendilerine 13 ve 14 üncü maddeler uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren, taraflardan birinin veya her ikisinin gerekli yetkiyi haiz olmadıkları ./.. - 2 - veya kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü içinde işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye yapabilir. Toplu iş sözleşmesi birden fazla bölge müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsadığı hallerde itiraz Ankara' daki iş mahkemesine yapılır. İşletme toplu iş sözleşmesi için itiraz, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine yapılır. İtiraz dilekçesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına veya ilgili Bölge Müdürlüğüne kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunu temsil edemeyen sendika yetki itirazında bulunamaz…” hükmü bulunmaktadır. Bu noktada yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınıp değerlendirilmelidir.
Diğer taraftan işverenin aynı iş kolunda yer alan birden fazla işyerini kapsayan bir işletmesi söz konusu ise bu işyerleri için ancak işletme toplu iş sözleşmesi olarak tek bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu husus 2822 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, “Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi denir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi, bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılır…” denilmek suretiyle açıklanmıştır.
Dosya içeriğine göre; sendika üye kayıt fişleri ya da sendika üye listesinin dosya kapsamında yer almadığı, aynı şekilde Mersin’de yer alan 1071381.33 sicil numaralı işyeri dışında davacının bildirdiği diğer işyerlerinin (1009247.34, 1363437.35, 1044452.33) sicil numaralı 2009 yılı Eylül ayı dönem bordrolarının da dosyaya getirtilmediği, bilirkişinin ise bu hususa dikkat çekerek davacının kendisinin tuttuğu ve dosyaya ibraz edilen CD’de yer alan dönem bordroları ve listeler üzerinden hesaplama yaptığı görülmektedir.
Somut olayda; davacı şirketin Mersin, İzmir ve İstanbul’da işyerleri mevcut olup şirketin merkezinin ticaret sicil kayıtlarına göre İstanbul’da olduğu, yetki tespitine ilişkin prosedür dosyasına göre ise yetki tespitinin davacıya ait “genel işler” işkolunda yer alan Mersin ilindeki 24397.33 ve 38860.33 sicil numaralı işyerleri ile İzmir ilindeki 312034.35 ve 323682.35 sicil numaralı işyerlerinin oluşturduğu işletme bakımından yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemenin üye kayıt fişleri ile dönem bordrolarına ilişkin yukarıda belirtilen eksikliği gidererek öncelikle ortada bir işletme olup olmadığını araştırması ve sonucuna göre 2822 sayılı Kanun’un 15. maddesinde yer alan esaslar uyarınca yetkili olup olmadığını belirlemesi gerekir. Bunun yapılmayarak davanın esası hakkında hüküm kurulması hatalıdır. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hükmün bu yönden bozulmasına ve sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
K.A