(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15337 E. , 2008/246 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflar gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu davalı ...’ın vekili olarak ... adına diğer davalı ... aleyhine açtığı davanın lehine sonuçlandığını, mahkeme karırını icraya koyduğunu, ancak davalı ...’in diğer davalı ile anlaşıp kendisini haksız olarak azlettiğini, her iki davalının da vekalet ücretinden birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek vekalet ücretinin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalılar davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davalıların itirazının 5.907,64 Ytl. üzerinden iptaline, kabul edilen meblağın 5435,10 YTL.den davalıların müştereken ve müteselsilen, bakiyesinden ise davalı ...’in sorumlu olmasına, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.