(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/33414 E. , 2013/28954 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığında çalışırken iş sözleşmesinin ellibeş yaşını doldurarak emeklilik hakkının elde edilmesi sebebiyle feshedildiğini, müvekkili işçinin emeklilik yaşının dolması Sosyal Güvenlik Kurumu ile müvekkili işçi arasındaki ilişkiden kaynaklanan bir durum olduğunu, davalı işverenle doğrudan bağlantılı bir durum olmadığını, feshin geçersiz olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin toplu iş sözleşmesinin 68. maddesinde yer alan "Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik aylığı bağlanmasına hak kazanan 55 yaşını yılın ilk 6 ayında dolduran işçilerin iş akitleri aynı yılın Temmuz ayında, 55 yaşını yılın ikinci 6 ayında dolduran işçilerin iş akitleri ise müteakip yılın Ocak ayında, işverence kıdem ve ihbar tazminatları peşin ve nakdi ödenmek kaydı ile feshedilebilir." hüküm uyarınca 55 yaşını doldurması ve yaşlılık aylığına hak kazanması sebebi ile kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek sureti geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, emredici nitelikte normatif kurallar ihtiva eden Toplu İş Sözleşmesi'nin 68. maddesine göre 55 yaş ve emekliliğe müstahak olma sebebiyle iş sözleşmesinin feshine yönelik uygulamanın davalı işveren tarafından genel ve objektif olarak uygulandığı ve feshin geçerli sebebe dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli sebeple feshedilip feshedilmediği noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında feshin geçerli sebeplere dayandığının ispat yükü işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken feshin şekil şartlarına uyduğunu içerik yönünden fesih sebeplerinin geçerli veya haklı sebebe dayandığını kanıtlamalıdır.
Dairemiz uygulamasına göre, toplu iş sözleşmesinde, iş sözleşmesinde ya da personel yönetmeliği gibi iş sözleşmesinin eki niteliğindeki sözleşmesel kaynaklarda düzenlenmiş olmak şartıyla emekliliğe hak kazanma, fesih uygulamasının objektif ve genel olması halinde geçerli sebep olarak kabul edilmektedir. Eğer işyerindeki fesih uygulaması objektif ve genel nitelikte değilse işçinin iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğinden bahsedilemez. Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin Toplu İş Sözleşmesinin 68. maddesi kapsamında ellibeş yaşını doldurması ve Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik aylığı bağlanmasına hak kazanması gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının uygulamanın objektif olmadığı yönünde iddiaları mevcuttur. Bir kısım işçilerin bu şartları taşımalarına rağmen halen çalışmaya devam ettikleri ileri sürülmektedir.
Mahkemece Dairemiz içtihatlarına uygun olarak toplu iş sözleşmesi hükmü gereğince emekliliğe hak kazanma ve yaş şartlarını taşıyan işçilerin iş sözleşmelerinin feshinde, uygulamanın objektif ve genel olması halinde geçerli sebebin varlığının kabul edilmesi isabetlidir. Ancak işverenin fesih uygulamasının objektif ve genel nitelikte olup olmadığı konusunda işveren sıfatı bulunmayan dava dışı TPIC'e emekliliğe hak kazanıp ellibeş yaşını tamamlayan ve halen çalışan işçi olup olmadığının sorularak alınan cevap ile işverene yazılan yetersiz içerikteki müzekkereye alınan cevaba göre uygulamanın objektif ve genel olduğu sonucuna ulaşılması, işveren TPAO ile Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde dosya içeriğine ve davanın niteliğine uygun araştırma yapılmayarak davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, işveren davalı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ile Sosyal Güvenlik Kurumundan fesih tarihi itibariyle davalı işçilerinden Toplu İş Sözleşmesinin 68. maddesi kapsamında olup emekliliğe hak kazanma ve yaş şartı gerçekleştiği halde süresinde iş sözleşmeleri feshedilmeyip halen çalışmaya devam eden işçi ya da işçiler olup olmadığı araştırılmalıdır. Bundan sonra işverenin fesih uygulamasının fesih tarihi nazara alındığında objektif ve genel olup olmadığı ile feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı değerlendirilmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY Davalı işveren TPAO, tarafı olduğu Toplu İş Sözleşmesinin 68. maddesinde yer alan yaşlılık aylığına hak kazanmış olanların iş sözleşmelerinin feshine ilişkin düzenlemeye dayalı olarak davacının iş sözleşmesini feshetmiştir. Davacı, toplu iş sözleşmesinde emekliliğin fesih sebebi olarak kabul edilmesinin geçersiz olduğunu ve ayrıca davalı işverenin muvazaalı işlem yaptığını ileri sürmüştür. Yargıtay uygulamasına göre; işyeri yönetmelikleri ve toplu iş sözleşmelerinde emekliliğe hak kazanma halinde iş sözleşmesinin feshedileceğine ilişkin düzenlemelerin genel ve objektif uygulanması halinde geçerli olduğu ve emekliliğe hak kazanmanın iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep sayılacağı yönündedir. Bu kapsamda iş sözleşmeleri feshedilmiş olanlardan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığından hizmet alım sözleşmesi ile iş alan firmalarda işe girme ya da şirket kurarak Türkiye Petrollerinden hizmet satın alma durumları feshin muvazaalı olduğunu göstermez. Uygulamanın genel ve objektif olmadığını iddia ve ispat edilmediği gibi dosya kapsamına göre muvazaalı bir durum da söz konusu değildir. Tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun aksi düşünce ile oluşturduğu bozma kararına katılamıyorum.12.12.2013