Esas No
E. 2010/13469
Karar No
K. 2010/13907
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

E. 2010/13469 K. 2010/13907 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/13469, K. 2010/13907, T. 09.11.2010
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13469
Karar No
2010/13907
Karar Tarihi
09.11.2010
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2010/13469 E.  ,  2010/13907 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... Yönetimi, Yıldırım ilçesi 75.Yıl Mahallesi Samsunyeri sokakta 2859 Sayılı Yasaya göre yapılan yenileme kadastrosu sırasında kesinleşen orman sınırlarına tecavüz edildiği, 4224 ada 27 parselin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesine dava açmıştır. Mahkemece, 2859 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarına yenilemenin teknik çalışmaları kapsayacağı, mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli ve yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Sulh Hukuk Mahkemesince de görevsizlik kararı ile dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 27 sayılı parselin fen bilirkişi raporunda (A) işaretli 246,92 m2’lik bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1965 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmış 1966 yılında ilan edilerek keskinleşmiştir. 1976 yılında aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 2.madde uygulaması yapılmıştır. Genel arazi kadastrosu 1967 yılında yapılmıştır.

Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan uzman ve fen bilirkişi raporu tahdit haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek birbirleri üzerine aplike edilmediğinden denetlenemediği gibi Daire geri çevirme kararı üzerine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda da taşınmazın konumu tahdit haritasında farklı yerde gösterilmiştir. Denetlenemeyen rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.

Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku K6831 md.54 K2859 md.4 K3116 md.2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog