Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/35050
Karar No
K. 2013/29071
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2013/35050 E.  ,  2013/29071 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkete ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının ihbar ve kıdem tazminatı alacakları olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden yokken feshedildiği, bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı alacakları olduğu, ancak yıllık izin ücret alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacının ücretinin miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır. 4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanunun 8. ve 37. maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de gözardı edilmemelidir. Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta primi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır. Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut olayda davacının saatlik ücretinin emsal dosyalardaki belirlemeler dikkate alınarak 16,20 Euro olarak belirlendiği ve hesaplamaların bu ücret üzerinden gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

Davalı taraf davacının saatlik ücretinin 2,10-2,20 Euro seviyesinde olduğunu savunmaktadır. Dosya kapsamında bilirkişi tarafından yapılan belirlemeye esas oluşturan emsal dosyanın ve davacının yurtdışı iş sözleşmesinin bulunmadığı, yine İrlanda Mahkemesi’nce verilen tavsiye kararının yer almadığı görülmektedir. Öncelikle bu eksikliklerin giderilerek davacının ücretinin belirlenmesi gereklidir. Mahkemece ücretin belirlenmesine yönelik olarak belirtilen hususlar da dikkate alınıp gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi hatalıdır.

3.Davalı tarafından davacının alacaklarının ödenip ödenmediği uyuşmazlık konusudur.

Dosya kapsamında İrlanda Mahkemesi’nce verilen tavsiye kararı uyarınca ödeme yapıldığına dair bilgi ve belgeler bulunmaktadır. Öncelikle bu ödemelere esas alınan İrlanda Mahkemesi’nce verilen tavsiye kararının dosyaya dahil edilmesi gereklidir. Bundan sonra yapılan ödemelerin neye ilişkin olduğu açıklığa kavuşturularak davacının talep ettiği alacaklarının bulunup bulunmadığı netleştirilmelidir. Sözkonusu ödemeler hiç değerlendirilmeksizin ve bu konuda herhangi bir gerekçe oluşturmaksızın davacının taleplerinin hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.