(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/35709
- Karar No
- 2013/29302
- Karar Tarihi
- 16.12.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İş Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/35709 E. , 2013/29302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, Türkiye Sağlık-İş Sendikasının talebi üzerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 25.03.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla, ... Devlet Hastanesinde faaliyet gösteren ... Turizm Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne bağlı işyerinde yürütülen işlerin niteliği itibariyle sağlık işkolunda bulunduğunun tespit edildiğini, ancak tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yapılan tespitin iptaliyle genel işler işkolunda bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ...-İş Sendikası vekili, hastanelerde yapılan her türlü işin sağlık işkoluna girdiğini, asıl işe yardımcı işlerin de, asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini, davalı diğer iki sendika ise husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yapılan işin sağlık işkoluna girdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Uyuşmazlık, dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 4. ve 60. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraza ilişkindir. İşkolu kavramı, sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen ... bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır.
İş kolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak tanımlanmıştır. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma şartlarının aranacağı düzenlenmiştir. Öte yandan, teknolojik ve ekonomik gelişmeler bir işyeri çerçevesinde mal ve hizmet üretimi, pazarlama ve müşterilere sunulması yönünden çok yönlü bir yapısal değişikliği gerektirmesi sebebiyle, bir işyerinin amacının gerçekleşmesinde, işlerin görülmesi, işyerinin kurulu bulunduğu “yerin” dışına taşmış, özellikle “işveren kurulan iş organizasyonu” içerisinde işyeri niteliğinde olmayan irtibat bürolarına veya yurt genelinde veya ilin içinde işlerin yürütüldüğü örgütlenmeye kadar genişletmek gereksinimi duyulmuştur. Bu bağlamda, 2. maddede “iş yeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür” hükmü getirilmiştir.
İşyerinin özelliğini veren ... öğe teknik amaçtır. Mal ve hizmetin kazanç amacıyla yahut başka bir amaçla üretilmesi arasında bir fark bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla hizmet üretimi veya mal üretimi tek başına teknik bir amaç olabilir.
Sonuç olarak işyeri teknik bir amacı gerçekleştiren temelde örgütsel bir birlikteliktir. İşyeri sürekli bir organizasyon içerisinde örgütlenmeyi gerektirir. Organizasyon, özünde maddi ve maddi olmayan öğelerin yanında, emeğin varlığını da içinde barındırır.
İşkolu tespit davalarında, her işverenin işyerinin bağımsız işyeri olarak kabul edilip, o işyerinde yapılan işlerin niteliği itibarıyla işkolu tespiti gerekir. Alt işverenin işkolu tespiti asıl işverenin yaptığı işe göre belirlenmez. Alt işverenin işkolu tespiti, asıl işverenden ayrı olarak yapılmalıdır. Alt işverene ait işyerinde yapılan işlerin, asıl işverene ait işyerinde yapılan işlere yardımcı iş olarak değerlendirilmesi de doğru olmaz. 2821 sayılı Kanun'un 60/2. maddesinde öngörülen ve bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dâhil olduğu işkolundan sayılır kuralı, bir işyeri sınırları ve organizasyonu içerisinde yürütülen işler için önem taşır. Yoksa birbirinden ayrı işyerlerinde farklı işkoluna giren işler yapılıyorsa asıl iş yardımcı iş kavramı geçerli olmaz. İşkolu tespitinde işletme bünyesindeki işyerleri de ayrı ayrı dikkate alınır. Çünkü işkolu tespitinde birim olarak “işyeri” esas alınır. İşyeri organizasyonu içerisinde asıl işin gerçekleşmesini sağlayan diğer işler ise yardımcı işlerdir. İşletme iş kolu tespiti için de asıl iş ve yardımcı iş kavramına yer verilemez. Somut olayda, ... Devlet Hastanesi ile ... Turizm Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında üç kişi hasta-ziyaretçi yönlendirme hizmet alımı sözleşmesi imzalanmıştır. Hizmet alım sözleşmesinin konusu, hasta ve ziyaretçilerin ilgili birim ve yerlere yönlendirilmesi işidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 25.03.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla, ... Turizm Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Van ... Devlet Hastanesi işyerinde yürütülen işlerin niteliği itibariyle sağlık işkolunda bulunduğu tespit edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve kanuni düzenlemeler ışığında, alt işveren ... Turizm Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, ... Devlet Hastanesi’nde yapılan işlerin, asıl işverenden bağımsız olarak değerlendirilerek niteliği itibariyle hangi işkolunda bulunduğunun tespiti gerekir. Bu anlamda, mahkemece, alt işveren tarafından yapılan iş yönünden, bilirkişi incelemesi ile işkolunun tespiti gerekirken, alt işveren tarafından yapılan işin yardımcı iş mahiyetinde olduğuna dair yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.