2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/14580 E. , 2013/13056 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Silvan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :14.03.2012
NUMARASI :Esas no: 2010/291 Karar no:2012/84
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Davayı Silvan Cumhuriyet Başsavcılığı davaname ile açmıştır. Cumhuriyet Savcısı, kanunda açıkça öngörülen hallerde hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır(HMK. md. 70/1).
Cumhuriyet savcısının sadece 04.02.2011 tarihli 4.celseye katıldığı, daha sonra yapılan duruşmalara katılmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki yasa metni gereğince Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılması sağlanmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2.Kabule göre de;
Mahkemece evliliğin butlanına karar verilse dahi çocukların evlilik birliği içinde doğmuş sayılacakları (TMK.md.
157.dikkate alınarak;, ergin olmayan müşterek çocuklar yönünden velayet ve kişisel ilişki yönlerinden bir düzenleme yapılması yasal bir zorunluluktur. Bu husus dikkate alınmaksızın, davalıların ergin olmayan müşterek çocuklarının velayetleri konusunda bir hüküm kurulmaması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 09.05.2013 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI Dava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. Mad. 145/4) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanarak Cumhuriyet savcısı tarafından açılmıştır. Mahkemece duruşma günü davayı açan Cumhuriyet savcılığına usulüne uygun tebliğ edilmemekle birlikte Cumhuriyet savcısı 04.02.2011 tarihli duruşmaya katılmıştır. Mahkemece yargılamaya tarafların yokluğunda devam edilerek 14.03.2012 tarihli duruşmada davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin, davanın davacısı sıfatında bulunan Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılımını sağlamak gibi bir görevi bulunmamaktadır. Mahkemenin görevi duruşma gününü davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ etmektir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70. maddesinde de “Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hallerde, hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır” hükmüne yer verilmiştir. Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu bir hukuk davasının duruşmasına gelmezse, davalı/davalılar, dosyanın işlemden kaldırılmasını (HMUK.mad.409/1, HMK.mad. 150/1) veya tahkikata Cumhuriyet savcısının yokluğunda devam edilmesini isteyebilir. Cumhuriyet savcısı tarafından davaname ile açılan evliliğin iptali davaları nüfus davası olarak nitelendirilemeyeceğinden, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 30/d bendi kapsamında da değildir. Cumhuriyet savcısının açtığı hukuk davasının duruşmalarına gelmemesinin müeyyidesi, davalı/davalılar tarafından takip edilmesi halinde Cumhuriyet savcısının yokluğunda görülmesi veya taraflarca takip edilmemesi halinde ise dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Mahkemenin, duruşmaya gelmeyen Cumhuriyet savcısını duruşmaya getirmek için zor kullanma yetkisi söz konusu değildir. (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul .2001 sh. 856) Yukarıda gösterilen sebeple dosyanın öncelikle işlemden kalddırılıp, yasal süresi içerisinde yenilnememesi halindede açılmamış sayılmasanı akarar verilmesi gerektiği halde tarafların yokluğunda yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu sebeple bozulmasıgerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmakla birlikte 1. bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.