(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2894 E. , 2009/11231 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirketten değişik tarihlerde almış oldukları ev eşyalarına ilişkin birden fazla taksit sözleşmesinin yapıldığını, taksitlerin süresi içinde ödenmediğinden bahisle davalı şirket tarafından başlatılan icra takibi üzerine ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, ne var ki iade edilen bazı sözleşmelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını, bu şekilde fazladan ödeme yapmış olduklarını öğrendiklerini ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitine, 22.10.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de, fazladan ödeme miktarı olan 6.313,00 YTL’nin ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faizleriyle birlikte tahsiline, % 40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacıların icra takibine konu alacak nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, 320,70 YTL fazla ödemenin ıslah tarihi olan 22.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, haksız ve fazla yapılan takip miktarı olan 3.961,15 YTL’nin %40’ı olan 1.584,46 YTL tazminatın da ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.İcra İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince menfi tespit davasında alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gereklidir. Dava konusu olayda davalı alacaklının, takipte kötüniyetli olduğu, davacıları zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilemediğine göre davacı borçlular yararına inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 436/2. maddesi gereğidir.