(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/714 E. , 2013/29858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı işyerinde yaklaşık iki yıl onbir ay üç gün çalıştığını, haklı gerekçe gösterilmeden işten çıkartıldığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 08.04.2008-24.08.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş müfettişi raporuna göre davacının tazminatlarının ve alacaklarının ödendiğini, davacının fazla mesaisinin bulunmadığını, müvekkili şirketi ibra ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacakları talebinde bulunmuştur.
Davalı taraf ise davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmemiş ücretinin ödendiğini ileri sürmüştür.
Bilirkişi raporunda kıdem tazminatı yönünden ödeme bulunmadığı gerekçesi ile mahsup yapmadan kıdem tazminatı hesaplanmıştır. Dosya kapsamında bulunan müşteri hareketleri listesi ve banka dekontuna göre davacıya kıdem tazminatı olarak 2.028,86 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu miktar kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde çalışma saatlerine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadan fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı taraf ise davacının fazla mesai alacağının bulunmadığını belirtmiştir. Davacı tanığı haftanın yedi günü 07:00-18:00 saatleri arasında çalıştıklarını beyan etmiştir. Dosyada bulunan iş müfettişi raporunda davacının fazla mesai yapmadığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında müfettiş raporunun aksinin kanıtlamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının fazla mesai alacağının reddine karar verilmesi gerekli iken yazılı gerekçe ile kabulüne ilişkin karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.