2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/690 E. , 2012/19470 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Pendik 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :28.09.2011
NUMARASI :Esas no:2009/571 Karar no:2011/902
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece; "davacı tarafından daha önce açılan boşanma davasının reddine dair kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç yıllık süre içinde tarafların biraraya gelmeyip, birliği tesis etmemiş oldukları yönünde tam bir vicdani kanaate ulaşılamadığı" gerekçesiyle boşanma davasının reddine karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesine göre; boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararm kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanma kararı verilir. Ret kararının kesinleşmesinden başlayarak geçen üç yıl zarfında ortak hayatın yeniden kurulmuş olduğunun kabul edilebilmesi için, tarafların bu amaçla bir araya gelmiş ve birlikte yaşamış olmaları, evlilik birliğinin, amacına uygun olarak tesis edilmiş olması, bunun da delilerle duraksamasız olarak ispatlanmış bulunması gerekir.
Davacı tarafından daha önce davalı aleyhinde açılan boşanma davası reddedilmiş, karar 25.5.2006 tarihinden kesinleşmiş, Yasanın 166/4. maddesine dayalı bu dava ise, 1.7.2009 tarihinde açılmıştır. Dinlenen davacı tanıkları; boşanma davasının reddedilmesinden sonra, tarafların barışmadıklarını, davacının yurtdışında çalıştığını, çocuklarını görmek amacıyla davalının çocuklarıyla kaldığı eve gittiğini ifade etmişler, davalı tanıkları da, boşanma davasının reddinden sonra, davacının müşterek çocuğun hastalanması üzerine davacının yurtdışından gelip çocuğun yanında bir süre kaldığını söylemişlerdir. Bu beyanlardan, davacının çocuklarını görmek amacıyla geldiği anlaşılmaktadır. Tanık sözleri taraflar arasında "ortak hayatın" yeniden kurulduğunu kabul için yeterli değildir. Türk Medeni Kanununun. 166/4. maddesi şartları oluşmuştur. Bu durumda davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır.