Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/8080
Karar No
K. 2012/29765
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/8080 E.  ,  2012/29765 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA: Davacı, fazla mesai, hafta tatili ile mahrum kılınan ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, davalı işverence haklı bir sebep olmadan ... sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek genel tatil, hafta tatil ücreti, fazla mesai ve belirli süreli ... sözleşmesinin erken sonlandırılması nedeniyle kalan sözleşme süresine ait ücretlerin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı işveren, davacının alacaklarının ...'deki hesabına yatırıldığını iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2.4857 sayılı ... Kanunu'nun 11. maddesinde, “... ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan ... sözleşmesi belirli süreli ... sözleşmesidir. Belirli süreli ... sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde ... sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme ... sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 11. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında zincirleme yapılan belirli süreli ... sözleşmelerinin esaslı bir nedene dayanması halinde belirli süreli olma özelliğini koruyacağı; aksi takdirde belirsiz süreli ... sözleşmesi sayılacağı düzenlenmiştir. Belirli süreli ... sözleşmelerinin yapılmasının objektif sebebi varsa ve bu sebep devam ediyorsa veya yeni bir neden ortaya çıkmışsa belirli süreli ... sözleşmeleri yenilenebilir şeklinde değerlendirilmelidir. Zincirleme ... sözleşmelerini belirli süreli niteliğini koruyabilmeleri için her birinde aranan objektif sebeplerin aynı olması da şart değildir.

Taraflar arasında, 4857 sayılı Kanun’un 11. maddesinin 1 ve 2. fıkraları anlamında esaslı sebep olmadan akdedilen belirli süreli sözleşme, belirsiz süreli sayılacağından, işveren, sürenin sona ermesiyle sözleşmenin sona erdiğini bildirdiğinde, işçi, sözleşmenin belirsiz süreliye dönüştüğünü, işverenin bildirim şartına uymadan ... sözleşmesini feshettiği gibi geçerli bir sebep gösterilmeden feshedildiğini ileri sürerek bir aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açabilecektir. Bir aylık hak düşürücü sürenin başlangıcı işverenin belirli süreli sözleşmeli gibi kabul ederek sürenin geçmesiyle sözleşmenin sona erdiğini bildirdiği, belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğü için işverence bildirim süresine uyulmadan yapılan bir fesih anlamı kazanan bildirimin yapıldığı tarihtir.

Dosya içeriğine göre, taraflar arasında yurt dışı ... sözleşmesinin imzalandığı sözleşmenin 17.07.2009-18.01.2010 tarihleri arası için düzenlendiği, işin ...'daki okul inşaatı işi olduğu, davacının asfalt derz makine operatörü olarak çalıştığı ve sözleşmenin ... bitimi sebebiyle 8.10.2009 tarihinde tarafların imzasını içeren bir belge ile sona erdiğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda taraflar arasında imzalanan ... sözleşmesinde, sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihleri net olarak belirlenmiştir. Ancak yapılan inşaat işinin yukarıda açıklandığı üzere objektif sebeplerle belirli ... sözleşmesi olduğu söylenemez. Sözleşmenin 15. maddesinde de taraflar arasında ikinci bir sözleşemenin bu sözleşmedeki hakları sınırlayıcı olmamak koşulu ile imzalanabileceği ve iki sözleşme arasında fark olması halinde işçi lehine olan hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

Bu sözleşme maddesi de işin belirli süreli bir ... olmadığını süresi dolunca ikinci bir sözleşme ile çalışmaya devam edilebileceğini göstermektedir. Yurt dışında çalışmak için alınacak ikamet izini, çalışma izini gibi nedenlerle sözleşmenin belirli süreli yapılması halleri işin niteliğinde olan belirsiz süreli ... sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmamalıdır. Olayda görüldüğü üzere tarafların belirli süreli ... sözleşemesi sona ermesi durumunda yeni imzalanacak belirli süreli ... sözleşmesi ile çalışmaya devam edebileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda niteliği gereği objektif sebeplerle belirsiz süreli olan bir işin sadece yurt dışında ifa ediliyor olması sebebe ile kısa süreler için imzalanan belirli süreli ... sözleşmelerine geçerlilik tanımak mümkün değildir. Somut olayda taraflar arasındaki ... sözleşmenin belirsiz süreli ... sözleşmesi olarak kabul edilerek sözleşmenin süresinden önce sona erdirildiği gerekçesi ile mahrum kalınan ücret isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.

2.Bilirkişinin fazla mesai hesaplaması yaparken davacı hesabına yatırılan fazla ödemeyi belirlediği miktardan düşerken 1.978,56 TL yerine 1.401,86 TL yazarak yaptığı işlem hatasının mahkemece düzeltilmeden davacı aleyhine olacak şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur .

3.Davacının davaya konu ettiği alacaklarını 05.04.2010 tarihli noter ihtarı ile ihtarın tebliğinden itibaren iki gün içinde ödenmesini davalıdan istediği bu ihtarnamenin davalıya 08.04.2009 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden iki gün sonraki 11.04.2010 günün temerrüt tarihi olduğu, alacaklara bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava ve ıslah tarihlerinden yürütülmesi usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliyey iadesine, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog